BEŞİKTAŞ: 3 – MERSİN İDMANYURDU 0

29 Ekim 2010 Yazan  
Kategori Haberler

İLK YARIDAN POZİSYONLAR
10. dakikada İsmail’in soldan ortasında ceza alanı içinde arka direkte topla buluşan Fatih’in kafa vuruşunda, kaleci Eser son anda çizgi üstünde meşin yuvarlağı kornere çeldi.
14. dakikada Fatih’in ara pasında ceza alanı içinde topla buluşan Tabata’nın dönerek sert şutunda, meşin yuvarlak direği sıyırarak auta gitti.
23. dakikada Guti’nin ara pasıyla ceza alanı içinde sol çaprazda topla buluşan İsmail’in sert şutunda, meşin yuvarlak kaleci Eser’den döndü. Dönen topu önünde bulan Tabata’nın kafa vuruşunda ise kaleciyi geçen meşin yuvarlağı savunma uzaklaştırdı.
32. dakikada Hilbert, topla sağdan ceza alanına girdiği anda altıpasta boş pozisyonda Fatih’i gördü. Ancak Fatih’in müsait pozisyonda ayak koyamadığı meşin yuvarlak, kaleye paralel bir şekilde tehlikeli bölgeden uzaklaştı.

İKİNCİ YARIDAN POZİSYONLAR
56. dakikada Guti’nin ara pasında topla buluşan Bobo, ceza alanına girdiği anda kaleciyle karşı karşıya kaldı. Ancak Bobo’nun şutunda, meşin yuvarlak kaleci Eser’den döndü. Savunma daha sonra tehlikeyi uzaklaştırdı.
70. dakikada Hilbert’in sağdan yerden pasında arka direkte boş pozisyonda topu bekleyen Bobo, savunmanın müdahale ettiği meşin yuvarlağı kaleye gönderemedi ve top kornere gitti.
90+3. dakikada Guti’nin pasında solda müsait durumda topla buluşan Holosko, meşin yuvarlağı ayağından açınca kaleci Eser topa sahip oldu.

UZATMALARDAN POZİSYONLAR
97. dakikada Onur’un ceza alanı önünden sert şutunda, top direğin dibinden auta gitti.
100. dakikada Guti’nin ceza alanı önünden sert şutunda, savunmaya çarpan top filelere gitti ve Beşiktaş 1-0 öne geçti.
102. dakikada İsmail’in soldan yerden ortasında ceza alanı içinde topla buluşan Bobo, meşin yuvarlağı filelere göndererek farkı 2’ye çıkardı: 2-0
113. dakikada Onur’un ceza alanı içinde sağdan ortasında altıpasta topla buluşan Bobo, meşin yuvarlağı bu sefer kafayla ağlara gönderdi ve takımını 3-0 öne geçirdi

Düşmandılar aşık oldular

29 Ekim 2010 Yazan  
Kategori Haberler

Brezilya’da herkes bu ilişkiyi konuşuyor

Brezilya’da Sao Paulo kentinin iki takımı Palmeiras ve Sao Paulo arasındaki rekabet Güney Amerika sınırlarını aşmış ve tüm dünyada bilinir.

Öyle ki ilk yarıda oynanan karşılaşma 1 ölü ve 17 yaralı ile sonuçlanmıştı. Ancak Sao Paulo taraftarı olarak bilinen gazeteci Monica Apor’un Palmeiras’ın golcüsü Kleber ile görülmesi Sao Paulo’da adeta şok etkisi yarattı

Amazon Merve spor spikeri mi olacak

28 Ekim 2010 Yazan  
Kategori Haberler

Merve’ye canlı yayında iş teklifi

Survivor yarışmasında birinci olan Merve Oflaz, en büyük hayalini gerçekleştirmek üzere…

medyafaresi’nin haberine göre, Survivor yarışmasında birinci olan Merve Oflaz, Hayat Ağacı’nda İclal Aydın’ın konuğu oldu. Spor Akademisinde okuyan Merve’nin en büyük hayali spor spikeri olmakmış.

Merve’nin bu hayalini öğrenen İclal Aydın ise Merve’ye hoş bir sürpriz hazırladı. Stüdyoya gelen Kanal D Haber Spor Spikeri Gökhan Telkenar, Merve’nin spor spikeri olmak için gerekli özelliklere sahip olduğunu söyledi. Telkenar, müjdeyi verdi. Merve’nin eğitimlerini üstlenip, spor spikeri olarak yetiştireceklerini söyledi

Leyla 15 ay sonra doğurdu

28 Ekim 2010 Yazan  
Kategori Haberler

Yaprak Dökümü’nde yapılan hatanın ortaya çıkması, senaristleri harekete geçirdi

Geçtiğimiz günlerde Yaprak Dökümü dizisinde yapılan zamanlama hatası ortaya çıkmıştı. Necla evlenmeden önce hamile kalan Leyla, Necla evliliğinin 1. yıldönümünü kutlarken hala hamileydi!

İzleyicinin ve yorumcuların gözünden kaçmayan bu hatadan sonra, dizinin yayınlanan ilk bölümünde, Leyla nihayet doğum yaptı ve bebeğini kollarına aldı.

Leyla, 15 aydır karnında taşıdığı ve sağlıklı bir şekilde dünyaya getirdiği bebeğine ise, Ahu ismini verdi

suyun faydaları

20 Ekim 2010 Yazan  
Kategori Sağlık

suyun faydaları
SOĞUK ALGINLIĞI BAŞLANGICINDA…

Sesiniz gitmiş, boğazınız batıyor, gözleriniz yaşarmaya başladı. Soğukalgınlığının ilk belirtileri… Hemen ayaklarınıza sıcak su banyosu yapmalısınız.

Çünkü büyük ihtimalle üşütmek üzeresiniz. Sıcak su hem ayaklarınıza iyi gelecek hem virüslerin vücudunuza yerleşmesini önleyecek.

Kovayı 33 derece sıcaklıkta suyla doldurun. Bacaklarınızı dizlerinize kadar içine daldırın. 15-20 dakika 39 derecede, daha sonra 42 derecede tutun.

Daha sonra kurulayın ve 15-30 dakika kadar yatakta dinlenin. Bu süreci soğukalgınlığı belirtileri kaybolana dek her akşam aksatmadan uygulayın.

REGL SANCISI İÇİN…

Regl sancılarında sıcaknemli bir bezi direkt deriye temas ettirmek dokuya ve organlarınıza iyi gelecek. Sekiz kez katladığınız bir keten bezi kaynar suya koyun. Daha sonra üzerine bir havlu sarın ve sıkın.

Bu işlemi dikkatlice yapın ve kontrol edin; deriniz yanmasın. Sonra bu havlu yumağını karnınıza koyun. Üzerine yün bir bezi iyice sarın. Böylece kalabildiğiniz sürece kalın. Bu işlem karın kramplarına ve ağrılara da iyi.

UYKU BOZUKLUĞU İÇİN ISLAK ÇORAP TERAPİSİ

Uyku bozukluğu mu çekiyorsunuz? Bu sorundan kurtulmak için bir de bu yöntemi deneyin: nBunun için dizin bir karış altında biten bir çift keten çoraba ihtiyacınız olacak. Bir çift de yünlü çoraba. Önce ketenli çoraplarınızı soğuk suya daldırın. İyice sıkın ve sıcak ayaklarınızın üzerine giyin! Üzerine yünlü çorabınızı geçirin. Islak çoraplarla mümkün olabildiğince kalın.

DÜŞÜK TANSİYON İÇİN

Düşük tansiyon için kan dolaşımını hızlandırmak gerekiyor.

İki kovaya ihtiyacınız olacak. Birini 36-38 derece arasında suyla, diğerini mümkün olduğu kadar soğuk suyla doldurun, su ne kadar soğuk olursa o kadar iyi unutmayın.

Önce 5 dakika kollarınızı tamamen sıcak kovaya sokun. Sonra 10-20 saniye soğuk suya daldırın. Bu işlemi baştan sona bir kez daha tekrarlayın. Suyu kollarınızdan akıtın ama kurulamayın. Şimdi olduğunuz yerde hafif koşu yapın. Tekrar ısınana kadar hareket edin.

BAŞ AĞRISI iÇiN

Ağrı kesiciler mutlaka işe yarar ama bir de duş almayı deneyin.

Ağrınızı gidermek için yüzünüze soğuk bir duş yapmak hem yan etkisiz hem de oldukça etkili.

Soğuk su başınızdaki gerginliği alacak. Duş başlığını öyle bir ayarlayın ki, bolca su gelsin. Eğer olmuyorsa duşun kafasını çıkarın. Hortum kısmından daha çok su gelir böylece. Şimdi omzunuza bir havlu alın ve küvete eğilin.

Soğuk suyu önce alnınızdan sonra yüzünüzün sol tarafından akıtın. Aşağı yukarı hareketlerle sağa ve sola doğru işlemi devam ettirin. Son olarak soğuk suyla yüzünüzde 3 kez dairesel hareket yapın. Bu işlem migrene de iyi geliyor.

SIRT AĞRINIZ VARSA

Gerginlikler, duruş bozuklukları sırt ağrılarına sebep olabiliyor. İşte bundan kurtulmak için iyi bir öneri:

Tek başınıza da yapabilirsiniz belki ama partnerinizden yardım istemek işinizi kolaylaştıracak. Küvetin içine koyacağınız bir tabureye dik biçimde oturun ve duşu açın. Suyu sırtınıza gelecek biçimde ayarlayın.

Sıcaklık önceleri 33 derece olabilir. Sonra yavaş yavaş artırın. 42 dereceye kadar çıkabilirsiniz. Süre, 5-10 dakika olmalı. Cildinizdeki kan dolaşımı iyice hızlanmalı. Bunu derinizin pembeleşmiş görüntüsünden anlayabilirsiniz.

Daha sonra kurulanın ve yarım saat yatakta dinlenin. Bacaklarınızın altına yastıktan bir yükselti koyarsanız daha da rahat edersiniz. Bunu her gün tekrarlayabilirsiniz.

SiNiRLiYSENiZ ÇÖZÜMÜ VAR

Stresli ve sinirli ruh halinizi aşağıdaki yöntemle ortadan kaldırabilirsiniz..

Küveti sıcak suyla doldurup girin. Böylece damarlarınız genişleyecek, kan akışınız yoluna girecek ve sakinleşeceksiniz.

Suyun dinginleştirici etkisi beyninize de iyi gelecek. Suyun içine damlatacağınız birkaç damla lavanta esansı daha da iyi gevşemenizi sağlayacak. Şimdi yavaşça kalkın. Ilık suyla bir kez daha duş alın ve kurulanıp en az 20 dakika karanlık bir odada uzanın

portakalın faydaları

20 Ekim 2010 Yazan  
Kategori Sağlık

portakalın faydaları

Portakal: C Vitamininden Çok Daha Fazla…

Portakalın yararı C vitaminiyle sınırlı değildir. O, içerdiği 20 den fazla cevherlerle,manavlarda değil,eczanelerde satılması gereken gerçek bir ilaçtır,iksirdir…Hem besler,hem korur,hem de pek çok önemli hastalıkta,etken maddeleri bilinçli uygulandığında tedavi eder…

Portakalın kimlik Kartı

Portakal, turunçgiller familyasından bir ağaç. Boyu 2-10 metre arasında değişiyor. Yaprakları sert, dayanıklı ve düz kenarlı. Kabuklarından portakal esansı elde ediliyor. Eczacılıkta ve gıda sanayiinde kullanılıyor. Çiçeklerinden de portakal çiçeği esansı yapılıyor. Portakalın çekirdekli ve çekirdeksiz çeşitleri var. Çekirdeksiz cins olan yafa portakalı Finike, Mersin ve Hatay’da yetişiyor. Kalın kabuklu ve uzunca meyveli. Kabuklarından reçel yapılır. Dörtyol portakalı ise çekirdekli. İnce kabuklu ve sulu. Washington, çekirdeksiz, Güney Anadolu ve Doğu Karadeniz’de Rize çevresinde yetişiyor.

İlaç gibi…

Kar, kış, soğuk ve kaçınılmaz olarak peşimizi bırakmayan grip, soğuk algınlığı… Hemen hepimiz portakalı grip tedavisinde kullanırız. C vitamini deposu olduğunu da biliriz. Ama hem C vitaminin yararları, hem de portakalın yararları bildiklerimizle sınırlı değil. Portakal C vitamininin yanı sıra B vitamini, potasyum, kalsiyum, magnezyum da içeriyor. Lifler, organik asitler ve şeker açısından da zengin. Ve tüm bu içerdiklerinin vücudumuza çeşitli yararları var. Portakal,kanseri önlemeden,
kanı temizlenmesinden karaciğeri çalıştırmaya, cildi güzelleştirmekten anormal doğumları önlemeye kadar pek çok şeye yarıyor.

 

C vitamini

C ve B vitamini açısından zengin olan portakal, insana dinamizm veriyor. Portakal içindeki C vitamini ince ve kalın damarların yumuşak kalmasını sağlıyor. Damar tıkanıklığını önlüyor. Vücuttaki direnci arttırıyor. Kanın durulmasına ve temizlenmesine yardımcı oluyor. Hazmı kolaylaştırıyor. Enerji veriyor. Portakal reçeli ise karaciğeri çalıştırıyor.
Yapılan araştırmalar, bacaklarda meydana gelen periferik damar hastalığının (Peripheral artery disease-PAD), damarlarda meydana gelen yağ birikmesinden kaynaklandığı ve kalp ile felç riskini de körüklediğini ortaya çıkardı. Araştırmalarda PAD hastalarında, PAD hastalığı olmayan insanlara göre iki kat daha fazla C vitamini ek***liği görüldü.

Bir dizi başka araştırmada da, C, E vitaminleri ve beta-kerotenin,damar tıkanmalarını önleyici etkisi saptandı.

Folik asit

Portakalda B vitamini çeşidi olan folak ve folik asit de bulunuyor. Folik asit, hamilelik boyunca ve özellikle ilk üç ay çok gerekli. Bebekte Spina Bifida gibi anormalliklerin oluşmasını engelliyor. Alyuvarların oluşmasına yardımcı oluyor, aynı zamanda yemeklerdeki besleyici maddelerin vücut tarafından emilmesini sağlıyor. Folik asit, portakal suyunun yanı sıra yeşil yapraklı sebzeler, ciğer, yumurta, tahıllar, portakal suyu, maya ve bira mayasında da bulunuyor. Günlük doz kadınlar ve erkekler için 200 mikro gram olarak saptanmış. Regl döneminde kadınların günlük dozlarını 400 mikro gram kadar yükseltmeleri gerekiyor.

Lifler

Lifler ise, sindirim sistemini düzenliyor, bazı kanser türlerine ve kalp hastalıklarına yakalanma riskini azaltıyor.

Kullanımı

Vücudumuz C vitamini üretmiyor, bu nedenle dışarıdan almamız gerekiyor. Günlük C vitamini ihtiyacımız 50-70 miligram. Bir portakalda 90 miligram C vitamini bulunuyor. Sigara içenlerde ve enfeksiyonlar sırasında C vitamini ihtiyacı yaklaşık 2 katına çıkıyor.Sabah kahvaltısında içilen bir bardak portakal suyu, güne dinamik başlamak ve pek çok hastalıktan korumak için idealdir.

Bileşimi:

Yapısında C, B bir, B iki ve PP gibi çok sayıda vitamin, başta kalsiyum ve potasyum olmak üzere çeşitli madensel tuzlar ve oligo-elementler, meyve şekerleri ve karoten bulunan portakalın pekcok yararlan var.

Portakal suyunun pembe ve kırmızısı daha yararlı

Portakal ve greyfurt suyunun pembe renkte olanı sarısından daha yararlıdır! Kırmızısı ise en iyisidir. Greyfurt ve portakalın iç renginin koyu kırmızı olması, bol bol ‘‘Likopen’’ içerdiğinin bir göstergesidir. Domateste de bol miktarda bulunan bu yararlı karotenoid, başta prostat kanseri olmak üzere pek çok kansere karşı koruyucudur. Likopen antioksidan aktivitesi de olan, cilt ve beden yaşlanmasını erteleyen son derece yararlı bir besindir.

Kan basıncı yüksekliği sorununuz varsa, damar tıkanma riskiniz mevcutsa, her gün düzenli olarak düşük dozda aspirin kullanmaya daha çok özen göstermelisiniz. Aspirini özellikle gece yatmadan evvel içmeyi tercih edin. Yeni çalışmalar böyle bir alışkanlığın hem daha iyi uyumanıza hem de daha güvenli bir kan basıncı kontrolüne destek sağlayacağını göstermektedir.

 

Cildi güzelleştirir:

Yapısında karoten bulunduğu ve kanı temizlediği için portakal aynı zamanda cildi güzelleştirir ve ona tatlı bir pembelik kazandınr. Güney Fransa’da ve İtalya’daki köylü kızları, ciltlerinin parlaklığı ve pembeliğini portakala borçlu olduklarını söylerler. Kabuklarındaki esans sivilcelere sürüldüğünde biraz yanma yapar ama 2 ayda ortadan kaldırır.

Soğuk algınlıklarına karşı doğal ilaçtır:

İçinde bol miktarda C vitamini bulunduğundan organizmayı grip ve nezle gibi kış hastalıklarına, soğuk algınlıklarına karşı korur.

Diğer yararları:

1. Kanı zehirlerden temizler.

2. Sanlığa ve karaciğer hastalıklarına karşı etkili bir doğal ilaçtır.

3. Bağırsakları yumuşak tutar.

4. Bedene güç ve enerji verir. Organizmanın vitamin ve madensel tuz gereksinimini karşılar. Özellikle gelişme dönemlerinde çocuklara bol bol portakal yedirmekte yarar vardır.

5. Portakal ağacı çiçeklerinin kaynatılmasıyla elde edilen su spazmı giderir, damar sertliğini ve felci önler.Portakal kabuk esansında da aynı olumlu etkiler mevcuttur.

PORTAKALI ÖZETLERSEK:

Bileşimindeki etken maddeler

*C vitamini
*Karbonhidrat
*Potasyum
*Folik Asit
*Bioflavin

Genel faydaları:

*Soğuk algınlığı, grip, kas incinmesi, kalp hastalıkları ve felçten korur,
*Portakal suyundaki bir antioksidan olan bioflavin damarları ve kılcal damarları güçlendirerek kalbin zarar görmesini engeller,
*Ezik ve çürüklerin daha çabuk iyileşmesini sağlar,
*İçerdiği C vitamini ve folik asit sayesinde öksürüğü azaltır,
*Kanın pıhtılaşmasını,mide ve pankreas kanserini önleyici etkisi vardır,
İçerdiği yüksek potasyum tansiyonun dengelenmesine yardımcı olur.Aynı zamanda,içerdiği potasyum, cildin kuruyup kırışıklıkların oluşmasını da önler,
*Çocukların hastalıklardan korunması ve fiziksel gelişiminin tam sağlanması için gerekli olan cevherler dolu bir meyvedir.
*Kabuklarında bulunan uçucu maddenin bazı kanser türlerinin tedavilerinde çok önemli iyileştirici bir madde olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır.
*Özetle;portakalı ve diğer narenciye ürünlerini birer hayat iksiri olarak görmeli ve bütün yıl boyunca mutlaka bol tüketmelisiniz.Portakalın gerçek değeri daha ileri yıllarda anlaşılacaktır

dj ateş zalim dinle dj ateş zalim 2010 dinle

14 Ekim 2010 Yazan  
Kategori Müzik Dinle

dj ateş zalim dinle dj ateş zalim 2010 dinle

izel gurbet dinle

14 Ekim 2010 Yazan  
Kategori Müzik Dinle

izel gurbet dinle izel gurbet izel gurbet dinle izel gurbet şarkısı vide klip dinle izle

böyle bir kara sevda kara toprakta biter dinle

09 Ekim 2010 Yazan  
Kategori Müzik Dinle

böyle bir kara sevda kara toprakta biter böyle bir kara sevda kara toprakta biter dinle

soğuk algınlığına ne iyi gelir

08 Ekim 2010 Yazan  
Kategori Sağlık

soğuk algınlığına ne iyi gelir

Soğuk alma, üşütme sonucu üst solunum yollarında, nezle, boğaz ağrısı, kırıklık ve ürpermeyi izleyen ateş yükselmesi gibi belirtilerle herkeste ve sık görülen bir has­talıktır. Halk arasında yanlış olarak grip diye isimlendirilen soğuk algınlığı, basit ve 2-3 günde iyileşen bir hastalıktır.

Bu has­talığı oluşturan 200 kadar çeşitli virüs var­dır. Bahar aylarında ufak salgınlara bile neden olabilir. Bu zamanlarda kalabalık­lardan sakınmalıdır. Koruyucu olarak aşı yapılabilir, C vitamini alınabilir. Aşı olarak influenza virüsüne karşı hazırlanmış bivalan aşılar bulunmaktadır. Viral enfeksiyon­lara karşı direnç sağlamak için vücudun meydana getirdiği ve interferon adı veri­len proteinler henüz tedavi alanına girme­miştir.

Antibiotikler virüslere karşı etkili olmadığından soğuk algınlığında kullanmak doğ­ru değildir. Burun akıntısı fazla olanlarda antihistaminikli burun damlaları (Triaminic) ve drajeler, ateş ve öksürüğe karşı aminopirin, fenasetin, kodein (Coryban-D, Cor-sal, llvico) kafein ve antihistaminikli ilaç­lar alınmalı ve istirahat etmelidir.

Soğuk algınlığı, üst solunum yollarında virüs türü mikropların neden olduğu bulaşıcı bir enfeksiyondur. 200′den fazla virüsün, soğuk algınlığına neden olduğu bilinmektedir. Bu virüsler el teması ile, hapşırma ile ya da öpücük ile insandan insana geçebilir.

Soğuk algınlığının ilk belirtileri burun akıntısı ve hapşırıktır. Başlangıçta su gibi olan burun akıntısı, bir süre sonra sarı-yeşil renkli, koyu bir kıvam alır. Çocuklarda boğaz ağrısı, öksürük, baş ağrısı, ateş, halsizlik, kas ağrıları ve iştahsızlık da görülebilir. Soğuk algınlığı geçiren bir bebeğin ya da çocuğun ateşi 39 dereceye kadar çıkabilir. Soğuk algınlığının kuluçka devresi 1-3 gündür. Bazı vakalarda, soğuk algınlığı 3-10 gün devam edebilir.

Modern tıp biliminde, antihistamin türü ilaçlar, üst solunum yollarını rahatlatan ilaçlar, öksürük şurubu, istirahat ve bol sıvı tüketimi önerilmektedir. Aspirin sadece çok ağır soğuk algınlığı vakalarında tavsiye edilmektedir. Hafif soğuk algınlığı vakalarında aspirin kullanılmamaktadır çünkü aspirin viral durumu daha çok alevlendirir ve hastalığı daha bulaşıcı bir hale getirir. Aşı etkili bir çözüm değildir çünkü gün geçtikçe (daha fazla) sayıda yeni virüsler ortaya çıkmaktadır.

Yapılan bir çalışma, interferonun (virüs saldırısına uğrayan hayvan hücreleri tarafından üretilen, enfeksiyonlarla mücadele eden bir enzim çeşidinin üretimi için sağlıklı hücreleri uyaran hücreler arası sıvıya ya da kana karışan bir tür protein) soğuk algınlığının yayılmasını önlediğini ve tehlikeli vakaları hafiflettiğim göstermiştir. 1998 yılında deneme aşamasına geçen “R61837″ adlı bir ilacın, özellikle de burnu etkileyen virüslere maruz kalan insanların, soğuk algınlığına yakalanmasını önlediği belirtilmiştir.

Küçük çocuklar (bağışıklık sistemlerinin tam olarak gelişmiş olmaması nedeniyle) büyüklerden daha fazla soğuk algınlığı ve grip riskine maruz kalmaktadır. Çocuğunuz karşılaştığı her hasta insandan soğuk algınlığı virüsü kaparsa, hiç şaşırmayın. Burun akıntısı, baş ağrısı ve (bazen) öksürük soğuk algınlığının en belirgin belirtileridir. Hafif ateş ile birlikte genel bir vücut yorgunluğu da hissedilebilir.

Soğuk Algınlığı için önerilen modern tıp tedavileri:

Doktorunuz “asetaminofen” türü ilaçlar kullanarak çocuğunuzun ateşini düşürebilir. Soğuk algınlığı esnasında enfeksiyon vakası yaşanırsa antibiyotik kullanımına başlanır.

Doğal sağlık tedavileri:

• Soğuk algınlığı sürekli nüksediyorsa, uzun vadeli olarak uygulanması gereken bir homeopatik tedavi programına başlayabilirsiniz. Kısa vadeli olarak alınabilecek bazı önlemler şöyledir:
• Çocuğunuz dışarı çıktıktan hemen sonra soğuk algınlığı belirtilerini yaşamaya başladıysa, soğuk algınlığının ilk günlerinde bıldırcın otu kuMulabilir.
• Yüksek ateş ve aşırı susuzluk durumunda güzelavrat otu kullanılabilir.
• Burun ve geniz akıntısına neden olan soğuk algınlığı vakaları için özel bir homeopati maddesi olan “Nat. Mur.”u kullanabilirsiniz.
• Balgama neden olan soğuk algınlığı vakaları için “Kali. Mur.” adlı homeopatik madde kullanılabilir.
• Ateşe neden olan soğuk algınlığı vakaları için “Ferr. Phos.” adlı maddenin kullanımı uygundur.
• Sürekli nükseden ve akıntıya neden olan soğuk algınlığı vakaları için “arsenik” maddesi tercih edilebilir.
• Kalın ve sarı renkli akıntılar için kullanılan rüzgârgülü bitkisi soğuk algınlığı nedeniyle huzursuzluk yaşayan çocuklar için de kullanılabilir.
• Kulak ağrısı çeken, boyundaki lenf bölgesi şişen çocuklar için özel bir homeopati maddesi olan “Merkür” kullanılabilir.
• Bach çiçek esansları ile hazırlanan özel kremleri çocuğunuzun göğüs bölgesine sürün ve bu bölgeye masaj yapın.
• Zeytin çiçeği esansı yorgunluğa iyi gelir.
• “Altın mühür” adı ile bilinen bitki ve andız otu kronik soğuk algınlığına iyi gelir, akciğerler ve üst solunum yolunda bulunan mukusu temizler.
• Yoncadan elde edilen bitki çayı içildiğinde vücuttaki balgam temizlenir. Nane solunum yollarını açar, ateşi düşürür.
• Papatya çocuğunuzu rahatlatır ve iyi uyumasını sağlar. Papatyanın antiseptik bir özelliği vardır, vücudu enfeksiyonlardan korur, ateşi düşürür.
• Ekinezya gibi şifalı bitkiler bağışıklık sistemini güçlendirir. Soğuk algınlığı süresince kullanılan ekinezya hastalığın sonrasında da kullanılırsa, enfeksiyonun nüksetmesini önler, vücudun direnç kazanmasını sağlar.
• Bir leğene kaynar su doldurun ve suya tarçın yağı ilave edin. Çocuğunuzun bu leğene doğru eğilmesini sağlayın ve başının üzerine bir havlu örtün. Havluyu çadır haline getirerek, çocuğunuzun baş kısmını tamamen örtmesini sağlayın. Çocuğunuzun buharlaşan havayı 4-5 dakika içine çekmesini sağlayın. Çocuğunuz bu işlemi sürdüremeyecek kadar küçükse, tarçını banyo lavabosuna koyun ve üstüne kaynar su dökün. Banyo kapısını sıkıca kapatın ve çocuğunuzun içeride buharlaşan havayı teneffüs etmesini sağlayın.
• Çocuğunuzun banyo suyuna birkaç damla lavanta yağı ya da çay ağacı yağı ilave edin. Solunum yollarının açıldığını göreceksiniz.
• Siyah Frenk üzümü çayı balgam söktürür, enfeksiyonları tedavi eder.
• Kanın temizlenmesi ve balgamın giderilmesi için taze sarımsak ve soğan tüketin. Sarımsak doğal bir antibiyotiktir, bağışıklık sistemini kamçılar.

Faydalı terapilerHomeopati, akupunktur, geleneksel Çin terapileri, refleksoioji, ^esin terapileri, herbalizm


Sohbet