melenkolik

20 Kasım 2009 Yazan  
Kategori Hikaye

Oysa ne kadar da zormuş onca kelimelerin içinde kendini anlatacak bir kavram bulmak!bulunca anlatabilmek karşındakine ve sonra anlaşılmadığını görmek ne kadar da kırıcı!bir de kırıldığın andaki “çıt” sesi duyulmuyorsa…

Oysa ne kadar da zormuş onca kelimelerin içinde kendini anlatacak bir kavram bulmak!bulunca anlatabilmek karşındakine ve sonra anlaşılmadığını görmek ne kadar da kırıcı!bir de kırıldığın andaki “çıt” sesi duyulmuyorsa…kale alınmıyorsan o kadar çığlıkta…yalnız,sadece kendinle baş başa kaldığını bilmek ne kadar da zor!ilerleyen her tik tak seslerinde daha da çok içime işliyor yalnızlığım.işte o anlarda,radyoda müzik ve ben.
merhaba yalnızlığıma eşlik eden gece ve benim yerime ağlayan gökyüzü!beni bekleyen uykusuz saatlerde hiçbir şey düşünmeden bırakıyorum kendimi şarkının melodisine.gitarın sesi…beni tamamlayan diğer yarım gibi.kaybettiğim onca kavramın yerini doldurmakta şuan!bırakmışım düşüncelerimi yağan yağmurun sularına.attım bedenimi çığlıklarımı anlatan o şarkıya…ruhumu kaybettim melodilerde.paramparçayım yine,her yerde…olması gerektiği gibiyim;biraz sakin,biraz hırçın…kendime yine sitemim.vurgun saatlerimdeyim!özgür bıraktım bugün bendeki benleri.ruhum,yüreğim,düşüncelerim,bedenim…olmak istediği yerde hepsi şimdi,bedenimden uzaklarda.kimisi rüzgarla savrulmakta,kimisi çığlıklar arasında sessizce kaybolmakta…ben ise melodilerin en güzel rengindeyim.renklerin her tonunda,yalnız bedenim!
Karanlıkların en koyusunda,ruhumun,onca çığlıklara inat beni aydınlattığı yerdeyim.dünle yarının ortası bir zamanda,meçhul bir yerde.tüm kavramlardan uzak…yalnız benim!

bu yazıyı çok sevdiğim bir arkadaşınım kısa yazı denemelerinden bir tanedir umarım beğenirsiniz…cebir önre…cebir’in maceralarının yazarı

ıslık

20 Kasım 2009 Yazan  
Kategori Hikaye

Sayın doktor, meseleyi şimdi söyleyeyim de sonunda bir tatsızlık olmasın. Ben, gece biraz horlarım. Eğer siz hafifçe bir ıslık çalarsanız ben derhal uyanır, öte tarafa dönerim ve horlamam da geçer.

O:

— Zararı yok, merak etmeyin, dedi.

Her zaman olduğu gibi yataklı vagonda çok güzel uyudum ve ineceğim yere yarım saat kala uyandım. Yatağımdan indiğim zaman yol arkadaşımın çıkmış olduğunu gördüm. Yatağı bomboştu. Giyindim ve koridora çıktım. Orada da yoktu.

Yataklı vagon memurunu gördüm. Ona sordum:

— Acaba alt tarafımda yatan bey nerede kaldı?

Memur:

— Ha, o mu, dedi. Onun pek aklı başında olmasa gerek. Sabaha kadar ıslık çalarak yataklı vagonda kimseyi uyutmadı. Bunun için yolda onu trenden indirdik

hikayeler kısa hikayeler aşk hikaye gerçek hikayeler

05 Ekim 2009 Yazan  
Kategori Hikaye

hikayeler kısa hikayeler aşk hikaye güzel hikayeler gerçek hikayeler

Hep özlediğim, beklediğim aşkın böyle aniden kapımı çalıvereceğini, izin almadan yüreğimde bir köşeye yerleşeceğini hiç düşünmememiştim. Göz göze geldiğimiz anda. Başımdan aşağıya buzlu su dökülmüş gibi hissettim. Bakışları içimi titretti, bilmediğim, tanımadığım bir dünyanın kapıları açılıverdi önümde.

Kimde, neydi, hangi sınıfta öğrenciydi, daha önce onu görmemiştim. Bütün gün bu sorularla boğuştum. İlk şoku atlatıp kendime geldiğimde okulda onu aramaya başladım. Gerçeği öğrenmem hiç zor olmadı tabii ki! Suratıma tokat gibi çarpan gerçeği.

O okulumuzda yeni görev yapmaya başlamış bir öğretmendi çok genç olduğu için öğrencilerden ayırt etmek mümkün değildi. Böyle şeyler yalnız filmler de olur sanırdım. Oysa ben sırılsıklam aşık olmuştum. Gözleri başımı döndürecek kadar güzel olan yalnızca adını ve öğretmen olduğunu bildiğim biri, kısacık bir zamanda hayatımı değiştirivermişti.

Ona aşık olmam benim suçum muydu? İnsan hesap kitap yaparak aşık olmazdı ki? Tamam itiraf etmeliyim, ben pek normal biri değilim. Başkalarına göre farklı yanlarım çok., özellikle de aşk söz konusuysa hiçbir zaman sıradan biri olmadım ama bu kez tamamen kaderdi. Sonunda ona söylemeye karar verdim. Madem aşık olacak kadar cesaretliydim, söyleyecek kadar da cesaretli olmalıydım.

Söyledim. Şaşkınlığımı ifade edecek sözleri şu an ben bulamıyorum. Düşün bir kez, çat kapı bir öğrenci geliyor ve ‘’ ben sizi gördüğüm ilk andan beri seviyorum’’ diyor. Ne hissedersiniz bilemem ancak o bana karşı çok olgun, anlayışlı davrandı. Yaptığım çocukluklarla hayatını cehenneme çevirdiğim halde sevgiyle yaklaştı.. incitmemek için çok uğraş verdiğini şimdi anlıyorum oysa o zamanlar çok incitmiştim. Bir gün bana hak vereceksin demişti evet onu anlıyorum ve hak veriyorum. En doğrusunu yaptı. Zaman belki çılgın aşkımı bitirdi. Ama ona olan saygım ve sevgim sonsuza kadar sürecek


Sohbet