11
Tem

göz tansiyonu belirtileri

Written by fesbuk Add Comments

göz tansiyonu belirtileri

Gözün beslenmesi, gözün içinde sürekli bulunan sıvı aracılığıyla gerçekleşir. Bu süreç gerçekleşirken bir yandan da gözün içindeki bu sıvı bazı kanallar yardımıyla dışarı atılır. Eğer bu kanallarda herhangi bir tıkanıklık meydana gelirse, gözün içindeki sıvı dışarıya boşaltılamaz. Bunun sonucunda da göz içindeki basınç artar. Bu basınç artışına göz tansiyonu (glokom) denir.

Göz tansiyonu yükselen basınç nedeniyle göz sinirine zarar verir. Hasar gören sinir hücreleri sonucu yavaş yavaş görme kaybı ortaya çıkar. Eğer tedavi edilmezse en sonunda görme kaybı %100′e ulaşır. Görme kaybı çevreden merkeze doğru gerçekleşir.

Göz tansiyonun bazı tipleri vardır. Hastalık genelde erken dönemde belirti vermez ve hastalar tarafından ancak görme kaybı ortaya çıktıktan sonra farkedilir. Genelde 40-45 yaşlarından sonra ortaya çıkar ve ilk belirtisi göz içi basıncının artmasıdır. Eğer görme kaybı başlamışsa geri dönüşü olmaz. Bu nedenle düzenli göz muayenesi erken tanı açısından çok önemlidir.

GÖZ TANSİYONUNUN BELİRTİLERİ

Göz tansiyonu erken dönemde herhangi bir belirti vermez. Hastalık yavaş ilerlediğinden ve çevreden merkeze doğru bir kayıp olduğundan belirli bir görme alanındaki kayıp farkedilmez. Erken teşhis ile glokomun ilerlemesi durdurulabilir. Fakat bunun için iyi bir göz muayenesi şarttır.

Göz tansiyonunun nadir görülen türünde bulantı, kusma, ağrı, görme bulanıklığı olabilir. Açı kapanması göz tansiyonu dediğimiz bu türü hastaların az bir kısmını oluşturduğu için, diğer göz tansiyonu hastalarında bu tür belirtiler ortaya çıkmayabilir.

GÖZ TANSİYONU RİSKİ TAŞIYANLAR KİMLERDİR?

Birinci derece akrabalarında göz tansiyonu olanlarda göz tansiyonu riski artmıştır. Yani kalıtsal faktörler bu hastalığın ortaya çıkmasında önemli rol oynamaktadır. Ayrıca 40 yaşının üstünde ve göz içi basıncı sürekli yüksek seyreden kişilerde görülme ihtimali artar. Bunların dışında kan basıncının artmış olması, şeker hastalığı, gözde meydana gelen yaralanmalar, kansızlık, şok, bu hastalığın görülmesinde risk faktörleri arasında sayılır. Bu risk faktörlerine sahip olan kişilerin bu konuda dikkatli olmaları ve düzenli göz muayenesi yaptırmaları hastalığın ortaya çıkmasını önlemede yardımcıdır.

GÖZ TANSİYONU TANISI NASIL KONUR?

Genellikle sinsi seyreden bir hastalık olduğundan, göz muayenesi sırasında göz içi basıncının tesadüfen ölçülmesi sonucu farkedilir. Bu yüzden yapılan göz muayenesi sırasında göz içi basıncı da ölçülmelidir. Eğer göz tansiyonundan şüpheleniliyor ise doktorların dikkat ettiği bazı duurmlar vardır. Bunlardan birincisi göz içi basıncının artmış olmasıdır. Diğerleri ise göz sinirinde meydana gelen hasarın gösterilmesi ve bu hasara bağlı görme alanı kaybının doktor tarafından ortaya çıkarılmasıdır. Sinirde ortaya çıkan hasarın derecesi, görme alanı kaybı, hastalığın tedavi şeklinin belirlenmesinde önemlidir.

Bazı hastalarda göz tansiyonu krizi ortaya çıkar. Bu durumda göz içi basıncı ani olarak çok artar ve göz ve baş ağrısı, bulantı, kusma ile birlikte kendini gösterir. Acil tedavi gerektiren bir durumdur.

GÖZ TANSİYONUNDA ERKEN TANI NEDEN ÖNEMLİDİR?

Bu hastalığın sinsi seyreden ve yavaş ilerleyen bir hastalık olduğunu belirtmiştik. Erken dönemde herhangi bir belirti vermediğinden teşhisi zordur. Kronik bir hastalıtkır ve tamamen görme kaybına yol açar. Bu yüzden mutlaka hasta, hastalığının önemini bilmelidir. Çünkü birçok kişi herhangi bir sorun olmadığını düşünerek tedaviye devam etmez ve bunun sonucunda da gözünü kaybeder.

GÖZ TANSİYONU NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Nasıl ki yüksek tansiyonun tedavisi yok ve tansiyon sürekli kontrol altında tutulmak zorunda ise göz tansiyonunun tedavisi de bu şekildedir. Yani hastalığı tamamen ortadan kaldırmak mümkün değildir.

Göz tansiyonu olan birinde uygulanan tedavi şekillerinden birisi göz damlalarının kullanılmasıdır. Göz damlası kullanıldıktan sonra göz bir süre kapalı tutularak ilacın etkisi arttırılır. Mutlaka doktorun önerdiği dozda ve şekilde kullanılmalıdır. Gözde eğer batma ya da yanma meydana geliyorsa korkulacak bir durum yoktur. Kısa süreli bir durumdur. Eğer göz damlaları göz tansiyonu için yeterli değilse hap şeklinde ilaçlar kullanılır. Bu ilaçların oluşturduğu yan etkiler mutlaka doktora bildirilmelidir.

Eğer ilaçlar da yeterli bir tedavi sağlayamıyorsa cerrahi tedavi uygulanır. Yapılan ameliyata trabekülektomi denir. Trabekülün bir kısmı çıkarılınca sıvının dışarı akışı kolaylaşır ve göz içi basıncı düşer. Bu ameliyatın etksini göstermesi 2-3 hafta sürer. Fakat ameliyattan önceki görme gerçekleşmez. Ameliyatlar, gözlerin damlalarla uyuşturulması ile yapılır.

Ancak bu ameliyatın yapılmasından önce öncelikle tercih edilen cerrahi lazer cerrahisidir. Kısa süren ve ağrıya sebep olmayan bir cerrahi şeklidir. Buna trabeküloplasti denir. Kanallara girilerek uygulanan bir tedavi şeklidir. Tedavi sonrası göziçi basınç 10-15 gün içinde düşer. Bu süre içinde ilaç kullanımına devam edilir.

03
Tem

lida zayıflama hapı zararları

Written by fesbuk Add Comments

lida zayıflama hapı zararları

Gıda takviye hapı olarak ithal edilen ‘Lida’nın içinde ölüme neden olan ‘Sibutramin’ bulununca ilaç tahlile gönderildi

Kalp krizi sonucu ölen bilgisayar mühendisi Ertan Geyik’in, Çin’den kaçak getirilen, kalp ve karaciğer yetmezliğine neden olan zayıflama hapını kullandığının iddia edilmesi dikkatleri yeniden “Lida” adlı ilaca çevirdi. Şikayetler üzerine harekete geçen Sağlık Bakanlığı, obezite tedavisinde kullanılan sibutramin isimli maddenin belirtilenden 4 kat fazla olduğunu tespit edip Nisan ayında toplatma kararı almıştı. Bakanlık, Mayıs ayında ise kapsülün ithali için Tarım Bakanlığı’ndan izin alan iki firmanın aynı kaynaklı olduğunu tespit ettiklerini ve ürünlerden birinde sibutramin tespit edildiği için tedbiren her iki ürün hakkında da toplatma kararı verildiğini açıklamıştı.

Analiz bekleniyor

Kapsülün 1,5 aydır eczanelerdeki satışı devam ederken Sağlık Bakanlığı bir kez daha harekete geçti. İlaç ve Eczacılık Genel Müdürü Mahmut Tokaç, kapsülün Refik Saydam Enstitüsü’nde yeniden incelemeye alındığını belirterek şöyle dedi: “Sibutramin maddesi normalden 4 kat fazla çıktığı için toplatma kararı vermiştik. Ancak daha sonra firma itiraz edince tekrar Refik Saydam’a gönderdik. Yapılan analizde sibutramin maddesi çıkmaması elimizi kolumuz bağladı. Ne varki ithal ürün olduğu için İstanbul Gümrük Başmüdürlüğü gümrükte bekleyen ürünü analize tabi tutmuş ve sibutramin tespit edilmiş. Ancak raporda maddenin miktarı belirtilmemiş. Bu nedenle yeniden Refik Saydam’a gönderdik. Analiz sonucunda yüksek oranda sibutramin tespit edilirse ürünü yasaklayacağız.”

15 günde 11 kilo verdim, korktum

Vatan muhabiri Tülay Şubatlı da bu ilacı bir süre kullandı. Şubatlı, izlenimlerini şöyle anlattı: “İlk gün inanılmaz derecede hiperaktif etki yaptığını gördüm. 3 saatlik bir uykuyla başladığım günü çok zinde ve enerjik geçirince acaba hapın içinde extacy türü bir uyarıcı mı var diye düşündüm. İlaç hem enerji veriyor hem de çok büyük oranda tokluk hissi uyandırıyordu. İlk gün öğleden sonra saat 5 sularında o gün hiçbir şey yemediğimi fark ettim. 2’nci gün öğleden sonra kalbimde çok hafif bir çarpıntı hissettim. 3 gün sonra çarpıntılar geçti. Bu arada sabahları uyandığımda gözlerimi açtığımda tansiyonumun düşük olduğunu farkettim. Tansiyonumu ölçtürdüğümde ise değerler normal çıkınca kullanmaya devam ettim. Ancak 15 günün sonunda 11 kilo birden verince korktum. Bu kadar hızlı kilo vermek moral vermişti ama sağlığımdan endişe edince ilacı kullanmayı bıraktım.”

(Kaynak: Vatan)

 

gerisi size kalmış

03
Tem

adetliyken ilişkiye girilirmi

Written by fesbuk Add Comments

adetliyken ilişkiye girilirmi

Adet kanaması kadın rahmi içindeki bir dokunun kanayarak dokulmesidir.Bu doku gebelik sırasında bebeğin yapıştığı ve beslenmesi için gerekli koşulları sağlayan özel bir yapıdır.İşte bu doku gebelik oluşmadığı her ay bir dahaki yumurtlamaya yeniden hazırlanması için üstteki tabakasını kanayarak doker ve alttan yeni doku oluşmaya başlar.

Adet kanamasına ait gerçek dışı uydurmalar;Vücuttaki kirli kan atılması gibi, zehirli olduğu,vücuttan atılmasa kişiyi zehirlediği, pis olduğu ,bu sırada ilişki kurulursa kısır olunacağı gibi bu şeyler tamamen yanlıştır.

Adet sırasındayken seks yapılıp yapılamayacağın cevabı ise koşullara ve kişilere ,vede kişilerin inançlarına göre farklılık gösterir.

Adet sırasında yani kadının menturasyonu sırasında eğer prezervatifsiz cinsel ilişki kurulursa kadın veya erkeğin mikrop kapma şansı olabilir.Çok nadir de olsa adet kanaması sırasında gebe kalma olasılığıda mevcuttur,bunu da göz ardı etmemek gerekir.

Bir çok kadın adetliyken kendilerini itici bulurlar, ve de erkeklerin bu hallerinden rahatsız olabileceklerini düşünürler,oysaki bazı rahatsız olan bunu itici bulan erkekler olduğu gibi ,bundan rahatsız olmayan, kadını adet döneminde de arzulayan ve bu sırada cinsel ilişki kurmak isteyen, cinsel ilişki kuran ve de bundan zevk alan bir çok erkekte mevcuttur.

Müslümanlıkta kadın adetliyken cinsellik kesinlikle yasaklanmıştır.(Bakara Suresi)

 

umarım yardımcı olabilmişizdir

16
Haz

İlahların Aşkı filmini full izle

Written by fesbuk Add Comments

İlahların Aşkı filmini full izle

ONDINE lirik ve modern bir masal.. Syracuse (Colin Farrell), İrlanda’lı bir balıkçıdır. Bir gün ağlarına takılan güzel ve gizemli bir kadınla (Alicja Bachleda) hayatı değişir. Küçük kızı Annie (Alison Barry) bu kadının büyülü bir varlık olduğuna inanmaktadır. Syracuse ise bu güzel kadına umutsuzca aşık olmuştur. Tüm asallarda olduğu gibi mutluluk ve karanlık bu hikayede yanyana gitmektedir. Senaryosu ve yönetmenliğini Neil Jordan’ın üstlendiği İrlanda kıyılarının büyülü dünyasında geçen filmin görüntü yönetmenliğini Christopher Doyle yapıyor.

ONDINE aşk, umut ve imkansız için savaşmayı anlatan bir aşk hikayesi

16
Haz

Deccal filmini izle

Written by fesbuk Add Comments

Deccal filmi izle

 

Sizi karanlık hayal gücümün perdelerini aralayıp, ardındaki anlık bir görüntüyü algılamaya: korkularımın doğasına ve Antichrist’ın derinliğine davet ediyorum.”

Lars von Trier

Umutsuzca acı çeken evli bir çift, orman içinde “Cennet” i andıran, herşeyden uzak evlerine çekilir. Kırık kalplerini ve problemli evliliklerini tamir etmeyi umut etmektedirler. Fakat doğa olaylara yön verecek ve her şey daha da kötü olacaktır

16
Haz

şok gazetesi

Written by fesbuk Add Comments

şok gazetesi günlük haberler spor ve gümdem ama okuyuyucularının büyük bir çoğunlugunu erkeklerin oluşturdugu şok gazetesi kahvelein ve erkeklerin egemen oldugu kapalı alanların vaz geçilmez gazetesi

15
Haz

kızlık zarı nasıl bozulur resimli anlatım

Written by fesbuk 1 Comment

kızlık zarı nasıl bozulur resimli anlatım

Kızlık Zarı Tamiri

Kızlık zarının latince adı hymendir ve HYMEN Yunan mitolojisinde Evlilik Tanrısının ismidir. Kızlık zarı ülkemizde ve dünyanın belli bölgelerine halen sosyal ve kültürel önemini korumaktadır. Kızlık zarının henüz bozulmamış olması hatalı olarak kadının bekaretinin, yani bir erkekle birlikte olmadığının sembolü ve yine hatalı olarak ilk ilişkide kanama olmaması kadının daha önceden bir erkekle cinsel ilişkide bulunmuş olduğunun kanıtı olarak görülmekte ve birçok masum genç kız bu yüzden tüm yaşamlarını etkileyecek olaylarla karşılaşabilmektedir. Bu durum yalnız bizde değil, birçok kültürde geçerlidir.

Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanları ne yazık ki genç kadınların “kızlık zarı muayenesi” için kliniğe getirilmelerine ve böylece bazen küçük düşürülmeye varacak kadar aşağılanmalarına tanık olmaktadırlar.

Bu yazı kızlık zarı hakkındaki bazı yanlış bilinenleri düzeltmek veya bilinmeyenleri açıklığa kavuşturmak için basitliği korumak açısından soru-cevap şeklinde hazırlanmıştır.

Kızlık zarı tam olarak nerededir?
Kızlık zarı, vajina girişinin 1-1.5 santimetre iç kısmında yer alan ince bir yapıdır.
 

Neden böyle bir yapı var?
Anatomik ve fizyolojik açıdan kızlık zarının bilinen bir işlevi yoktur. Genital sistem enfeksiyonlarına karşı koruyucu bir işlevi olduğu düşünülmesine karşın, ortada delik olan bir yapının nasıl olup da enfeksiyonlara karşı koruyucu olacağı tartışma konusu olduğundan bu görüş tam olarak geçerli değildir. Aslında enfeksiyonların bakire olanlarda daha ender oluşmasının nedeni bu kızların cinsel yolla bulaşan hastalıklara maruz kalmamış olmalarıdır. PID (pelvik enfeksiyon) ve vajinit gibi enfeksiyon hastalıkları aktif cinsel yaşam başladığında, önemli bir kısmı cinsel yolla bulaşan bakterilerle başlatılan enfeksiyonlardır.
 
Kızlık zarları yapısal olarak farklılıklar gösterebilir mi?
Anatomik olarak kızlık zarı vajinanın hemen giriş kısmında yerleşmiş, en sık görülen şekliyle ortasında adet kanının ve vajinal salgıların akmasına yarayan ufak bir delik bulunan yarı esnek, ince bir yapıdır. Bazı kadınlarda bu yapı çok sert veya çok esnek olabilir. Bazı kadınlarda ortada bir yerine iki veya daha fazla sayıda delik bulunabilir. Ender durumlarda zarın ortasındaki delik o kadar büyüktür ki, muayenede neredeyse zar hiç yok sanılabilir. Bazı çok ender durumlarda ise zarda hiç delik yoktur (imperfore himen).

Bu durumda adet kanaması genç kızlıkta görülen ilk kanamadan itibaren sürekli genital kanal içinde birikir ve her adet döneminde kız “adet olamamaktan, ancak aşırı ağrı duymaktan” yakınır. Kanama öyle ileri boyutlarda birikebilir ki, tüm rahim ve tüm vajina kanla dolmuş ve genç kızda halen ilk adet kanaması gerçekleşmemiş olabilir. Bu ciddi bir durumdur ve kadının genital sisteminin zarar görmemesi için ameliyatla kızlık zarına delik açılarak içerideki kanın boşalması sağlanmalıdır.

Daha detaylı ve tıbbi bir sınıflandırma ise şöyle yapıla bilinir;

· Şekline göre

 Tipik hymenler

 Halka şeklinde hymen (H. annulare)

 Yarımay şeklinde hymen (H. semilunare)

 Dudak şeklinde hymen (H. labiale)

 Atipik hymenler

 Deliksiz hymenler (H. imperforatus)

 Kalbur biçimde hymen (H. cribriformis)

 Kalbur şeklinde hymen (H. septatus)

 Kupa kağıdı şeklinde hymen

 Karakterine göre

 Deliğin karakteri

 Çok küçük delik

 Orta boy delik

 Çok geniş delik

 Serbest kenarın karakteri

 Düz kenarlı

 İnce tırtıklı (H denticulaire)

 Derin çentikli (loblu hymen)

 Çiçek tacı (H corollaire)

 Saçaklı (H fronge)

 Katmerli

 Mukavemetine göre

 Zayıf

 Tül gibi ince

 Sağlam

 Lifli (H fibroze)

 Tendon kıvamında (H tendinoze)

 Kıkırdağımsı (H kartilajinoze)

 Elastikiyetine göre

 Lastik gibi genişleyen

 Elastikyeti hiç olmayan (1,2,3,7,8)

Bunları daha anlaşılabilir olması açısından belli başlı sınıflara ayırırsak genellikle görülen 6 şekil ortaya çıkar.

Annuler (halka şeklinde) kızlık zarı en çok rastlanan şekildir.
 

Semilunar (yarım halka veya esnek) kızlık zarının dıştan içe kalınlığı fazla olmadığı için genelde ilişki sırasında yırtılmaz. Ancak doğum sırasında yırtılır.
 

Cribriformis (delikli veya elek tarzında) kızlık zarlarının ilişki esnasında yırtılması biraz daha fazla acılı ve zordur.
 

Carnosus (etli) kızlık zarı ise kalınlığı fazla  olduğundan ilişkide kolay kolay yırtılmayan, bazen ufak bir cerrahi müdahale gerektiren, bazende kanaması çok fazla olabilen tipte kızlık zarıdır.

Bu resim kızlık zarının kişiler arasında yapısal farklılıklarını göstermektedir. Üstteki resimlerde cinsel ilişki öncesinde en sık görülen kızlık zarı tipleri görülmektedir. Altta solda yer alan resim delik içermeyen ve bu nedenle kız çocuğunda ciddi sorunlar yaratabilen kızlık zarı yapısını göstermektedir. Doğum sonrasında kızlık zarı yalnızca kalıntılar şeklinde varlığını sürdürebilir.

Kızlık zarı cinsel ilişkide mutlaka kanar mı?
Kızlık zarı nispeten esnek olmasına karşın, vajinanın içine girme denemelerinde (cinsel ilişkiyle, parmaklarla veya muayene aletleriyle) kolaylıkla yırtılan ve kanayan bir anatomik yapıdır. Ancak kişiler arası önemli yapısal farklılıklar nedeniyle kızlık zarı aşırı esnek olanlarda veya zar üzerinde yapısal olarak az sayıda damar bulunması durumunda ilk cinsel ilişkide kanama gerçekleşmeyebilir. Bunun sıklığını belirleyen bir çalışma olmamakla beraber deneyimler kadınların muhtemelen %1-2’sinde kızlık zarının ya aşırı esnek olması, veya damarlanmasının az olması nedeniyle ilk cinsel ilişkide kanamadığını göstermektedir.

Bakire bir kadının jinekolojik muayene olması mümkün müdür?
Jinekolojik muayenenin en önemli aşamalarından biri vajinanın ve rahim ağzının gözlenmesi için yapılan spekulum muayenesidir. Günlük tıp uygulamalarında bakire olanların muayenesinde çoğunlukla bu işlem uygulanmamakta ve elle muayene makattan yapılmaktadır.

Doktorlar arasında yaygın olan diğer bir eğilim de bakire birinin yalnızca ultrasonografiyle değerlendirilmesidir. Bu yaygın eğilimin nedeni, halk arasında “muayenenin ultrasonografiye göre daha az gelişmiş bir yöntem olduğu” şeklindeki yaygın görüş nedeniyle kadınların doktorlarını “yalnızca ultrasonografiyle tanı koyan doktor”lar arasından seçme eğilimleridir.

Bakire bir kadının değerlendirmesinde yalızca karından yapılan ultrasonografi yeterli değildir. Akıntı, kasık ağrısı gibi şikayetlerin değerlendirmesinde kızlık zarına hiç bir zarar vermeden makattan muayene yapılması mümkündür ve ihmal edilmemelidir.

“İlk gecede” nelere dikkat etmek gerekir?
İlk gecede veya daha geniş anlamıyla ilk cinsel ilişkide hem kadına hem erkeğe düşen önemli görevler vardır. Bu ilk deneyimin güzel ve hatırlandığında iyi duygular uyandıran bir deneyim olması için kadının kendini bu ilk deneyime psikolojik olarak hazır hissetmesi gerekir. Ön sevişmeyle vajinada yeterli kayganlaşma sağlanmalı, eğer bu sağlanamazsa kayganlaştırıcı jel şeklinde eczanede satılan ve reçetesiz alınabilen ilaçlar kullanılmalıdır

İlk cinsel deneyimin mutlaka ağrılı olması gerekmez. Kadın kendini yeterince gevşettiğinde, erkek de yumuşak davrandığında ağrısız bir ilk deneyim gerçekleşmesi çok muhtemeldir.
 
Kadınların ilk deneyimlerinde en önemli korkularından biri gebe kalmaktır. Bu yüzden erkeğin prezervatif kullanması veya kadının doktoruna danışarak uygun bir korunma yöntemini kullanmaya başladıktan sonra ilişkide bulunması en idealidir.

İlk cinsel ilişkide zar aşırı kanayabilir mi?
Özellikle erkeğin çok aceleci ve sert davranması durumunda ufak yapılı kadınlarda zarla birlikte vajina dokusu da yırtılabilir. Bu durum çok aşırı kanamayla seyreden ve büyük olasılıkla dikiş atılarak tedavi edilmesi gereken bir durumdur. Kızlık zarının çok aşırı sert yapısı olması da bu duruma katkıda bulunabilir.

Normalde ilk ilişkide oluşan kanama birkaç dakika içinde en geç yarım saatte durur. Eğer kanama çok şiddetli olursa veya uzun süreler geçmesine rağmen durmazsa böyle bir durum söz konusu olabileceğinden doktora başvurmak gerekir.
 
Bazı durumlarda ilk ilişkide kanama olur, yırtık yeri iyileşir, daha sonraki ilişkilerde tekrar kanar. Bu da kızlık zarının aşırı sert veya fazla “damarlı” olmasından kaynaklanır. Kanama miktarı fazla değilse, her ilişkide oluşan kanama kısa süreliyse endişelenecek bir durum yoktur.

Kızlık zarı ilişki dışında ne zaman yırtılır?
İlişki dışında nadir olarak bazen uzak doğu sporu, jimnastik gibi aktif ve normalin dışında bacak açma hareketi yapanlarda, kaza ve bazen düşmelerde yırtılabilir.

Kızlık zarının ne tarafından yırtıldığı bilinebilir mi?
Yırtılmış bir kızlık zarının ne tarafından ve nasıl yırtıldığı bilinemez,ilişkide penis ile mi, parmak veya başka bir nesne ile mi veya düşme veya başka bir nedenle mi yırtıldığı bilinemez.

Ne zaman yırtıldığı bilinebilinir mi?
Yırtılmış olan bir kızlık zarının ne zaman yırtıldığı da bilinemez ancak yeni yani yırtılmadan sonraki yaklaşık ilk 7-10 gün içerisinde muayene edilirse yeni olduğu söylenebilir,yoksa ister bir ay ister 10 yıl önce olmuş olsun fikir yürütülemez,ne zaman yırtıldığı bilinemez.

Yırtılan kızlık zarı sonra tekrar iyileşir mi? Kapanır mı?
Hayır,farklı bir yapıya sahip olan kızlık zarının yırtılan kısımları hiç bir zaman kendiliğinden tekrar birleşmez.

Mastürbasyon yaparken yırtılabilir mi?
Eğer içinize bir şey sokmadan sadece sürtünme yoluyla mastürbasyon yapıyorsanız yırtılmaz.

Kızlık zarının tamiri mümkün müdür?

Kızlık zarının tamiri mümkündür ve tüm dünyada bunu uygulayan doktorlar ve uygulamayı talep eden kadınlar vardır. Bu tamirin başarılı olup olmayacağının en önemli belirleyicisi yırtılmanın ne zaman olduğudur. Kısa zaman önce (günler önce) olan bir yırtılma kolaylıkla tamir edilebilir. Çok sayıda cinsel ilişkide bulunmuş, doğum yapmış kadınlarda ise kızlık zarının parçaları azalmış olduğundan tamiri çok zor olabilir, başarısız olabilir.

Dikilen bir kızlık zarı yüzde yüz kanar mı?
Evet,eğer bu işin uzmanı tarafından dikilmişse dikilen bir zar yüzde yüz kanar.

Dikilen bir kızlık zarının dikildiği ilişkiye gireceğim kişi tarafından anlaşılır mı?
Kesinlikle hayır, sadece kadın doğum uzmanları veya adli tıp uzmanları bunu anlayabilir.

Kızlık zarı dikilmesi için ilişki sayısının veya ne kadar süredir ilişkiye girildiğinin önemi var mıdır?
Hayır yoktur, çocuk doğurmuş kadınlarda dahi bu kızlık zarı tamir edilir.

Kızlık zarım yırtılmıştı, diktirmiştim, tekrar diktirebilir miyim?
Evet ,defalarca dahi tamir edile bilinir
.
Kızlık zarı dikişi acıtır mı? ne kadar sürer? nasıl bir ameliyattır?
Hayır acımaz, siz uyutularak veya o bölge uyuşturularak yapılır,10 ila 30 dakika arasında sürer,operasyondan sonra rahatlıkla yürüyebilir veya çalışabilirsiniz.Hiç kimse sizin böyle bir operasyon geçirdiğinizi anlamaz.

Kızlık zarı ilişkiden ne kadar zaman önce dikilmelidir?
Bu kızlık zarınızın tipine ve hekiminizin yapacağı ameliyata bağlıdır, bazen bir kaç ay evvel, bazen bir kaç gün evvel bazen de bir yıl önce dikmek gerekir.

Dikildikten sonra nelere dikkat etmek gerekir? Duş ve saire gibi şeyler zararlı mıdır?
Özel bir şey gerektirmez ilk bir kaç gün hekiminizin önerilerine uymak gerekir, rahatlıkla bir kaç gün sonra duş alabilirsiniz.

Kızlık zarı bozulmadan gebelik oluşabilir mi?
Evet. Gebelik oluşması için kızlık zarının bozulması şart değildir. Yukarıda anlatıldığı gibi esnek olan bir zar tam bir cinsel ilişkide bozulmamış olmasına karşın gebelik oluşabilir. Diğer bir yol da yine ender görülmesine karşın erkeğin kızlık zarına çok yakın bir yere boşalmasıdır. Spermler oldukça hareketli hücreler olduklarından vajinanın girişinden rahim ağzına ve buradan da iç genital sisteme geçerek gebeliği başlatabilirler.

Muayenede kızlık zarının sağlam olup olmadığı anlaşılabilir mi?
Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanının yaptığı bir muayenede kızlık zarının yırtılmış olup olmadığı, yırtılmışsa bunun eski bir yırtık mı, yeni bir yırtık mı olduğu anlaşılabilir. Ancak Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanları resmi bir kurumda adli tabip olarak görevli olmadıkları sürece bu muayeneyi yapmamayı tercih etme veya muayene sonucunda rapor vermeyi reddetme özgürlüğüne sahiptirler. Dahası Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanları hastanın kendisi dışındaki birine muayene sonucunu bildirmek zorunda da değildirler

çet sohbet islami çet netlog fesbuk çet yap sıcak sohbet sevda sohbet hoş dakikalar arkadaş bulma!

Netlog | Sohbet | Fesbuk Giriş | Google |

-

Sohbet