amaca giden her yol mübahtır
En önemli ve temel amaç devleti yasatmak ve gücünü devamli olarak artirmaktir. Bu amaci gerçeklestirmek için kullanilacak her araç yasaldir.
Din, ahlak ve hukuk devlete baglidir. Amaci gerçeklestirmek için gerektiginde devlet bunlari alet olarak kullanmalidir.
Devletten bagimsiz ahlak ve hukuk düsünülemez. Devletin bitigi yerde, hukuk da ahlak da biter. Hukuk ve ahlak devlet için vardir.
Devlet bir ulusa dayaniyorsa, yeterli gücü bu kökten alabilir. Kilise devletin karsisinda ya da üstünde olmamalidir.
Makyavel’in en önemli eseri IL PRINCIPE (Prens ya da Hükümdar)’dir. Bu eserde Makyavel tarihten ve yasadigi günlerden örnekler vererek hükümdarlara ögüt verir. Burada hükümdar yerine is adami ya da politikaci sözcügünü koyarsak pek çok fikir daha kolay anlasilir olacak,pratik uygulama sahalari daha açik hale gelecektir.
1.- Bir yer isgal edildiginde, insanlar ya elde edilmeli ya da onlarin kökü kazinmalidir.
- Insanlar hafif baskilara karsi intikam almaya kalkarlar, fakat agir baskilara karsi direnemezler. Bir insana baski yaparken öyle davranmalidir ki, intikam almaya olanak bulamasin.
– … savas kaçinilmaz bir seydir ve onu ertelemek baskalarinin isine yarar. Zamanin getirecegi iyilikleri bekleyip savastan kaçinmak yanlistir; çünkü zaman iyilikler getirebilecegi gibi kötülükler de getirebilir.
– Fetih istegi normal ve dogaldir. Insanlara bunu becerebiliyorlarsa kinanmamali övülmelidirler. Fakat basaramayacaklari halde istiyorlarsa kinanacak bir seydir.
2.- Yenilik getirmek isteyenler ya kendi güçlerine dayanirlar ya da baskalarina dayanarak bu ise girisirler. Bu girisimler için ya rica ve yalvarma yoluna ya da zora basvuracaklardir. Rica ve yalvarma ile bu is yürütülemez .Yalniz kendi güçlerine dayanip zor kullanilirsa basarisizlik ihtimali azdir.
3.- Bir çok hükümdar baris zamaninda bile zulümle devletlerini koruyamamislardir.
- Bu zulmün iyi ya da kötü kullanilmasindan kaynaklanmaktadir. Zulmün iyi kullanilmasi (kötülüge iyi denebilirse) bir kez ve güvenligin gerektirdigi anda kullanilmasindadir. Zulüm sürekli olarak uygulanamaz; hemen ardindan halka iyi davranmak gerekir. Zulmün kötü kullanilmasi ise, baslangiçta az olan, giderek azalacagi yerde artan zulümdür.
– Bir ülkeyi ele geçiren kisi, uygulamak zorunda oldugu sert yöntemleri her gün tekrarlamamak için, bunlari tasarlamali ve bir anda hepsini uygulamalidir. Kötülükler tekrarlanmayinca halk güvenlik kazanir ve hükümdara baglanir.
– Yapilacak bütün kötülüklerin bir anda yapilmasi gerekir. Böylece daha kisa zamanda duyulacagi için daha az aci verir. Buna karsilik iyilikler azar azar yapilmalidir. Böylece tadina daha iyi varilir.
4.- Yurttaslarin yardimiyla hükümdarliga gelen hükümdarlara sivil hükümdar denir. Bunun için degerli ya da sansli olmak gerekmez,kurnaz olmak yeter.
– Hükümdar ya halkin ya da seçkinlerin yardimiyla hükümdar olur. Çünkü bütün sitelerde birbirine zit iki egilim vardir. Halk, seçkinlerden zulüm ve baski görmek istemez. Diger yandan seçkinler de halki zulüm ve baski altinda tutmak isterler. Halkin yardimiyla seçilenlere herkes boyun eger.
– Baskalarina haksizlik etmeden ve namuslu olarak seçkinleri memnun etmek mümkün degildir. Oysa halki memnun etmek çok daha kolaydir. Zenginler zulmetmek isterler. Halkin istedigi ise sadece ezilmemektir.
– Akilli hükümdar,yurttaslarini her zaman ve her durumda kendisine muhtaç birakmalidir. Onlarin sürekli olarak bagliligini saglayacak tek yol budur.
5.- Çogu zaman halk,ugruna evini barkini yaktirdigi hükümdarin etrafinda daha siki bir sekilde toplanir, ona minnet duyar. Insanlarin yaradilisi böyledir. Kendilerine yapilan iyilikler için oldugu kadar, kendi yaptiklari iyilikler için de baglilik duyarlar.
6.- Bazi özellikler meziyet gibi gözükür yikim getirir;bazi özellikler de kusur gibi gözükür fakat güvenlik ve esenlik saglar.
7.- Hükümdar kendini,hükümdar seçilinceye kadar cömert,seçildikten sonra cimri taninmaktan çekinmemelidir. Çünkü cömertligin sonu yoksulluk ve itibarsizliktir.
8.- Hükümdar hem sevilen hem korkulan bir insan olmalidir. Bu iki özellik bir arada bulunamiyorsa birinden vazgeçilecekse korkulan insan olmak iyidir. Çünkü insanlar genellikle nankör, degisken,iki yüzlü,tehlikeden kaçan ,çikarlarinda hasis yaratilistadirlar. Kendilerine iyilik yaptikça sizinle olurlar. Fakat tehlike bas gösterince herkes ortadan yok olur. Insanlar yaratilistan kötü olduklari için bir çikar karsisinda sevgi baglari yok olur. Oysa korku ile baglanmis olanlar ceza tehdidi altinda olduklari için bu baglar kopmaz. – Hükümdar halki öyle korkutmalidir ki,sevilmese bile nefret de uyandirmasin. Halkin malina ve irzina dokunulmazsa bu da saglanabilir. Gerektiginde sebepleri açikça belirtilerek birinin kanina girilebilir. Ancak özellikle kimsenin malina dokunmamak gerekir. Çünkü insanlar babalarinin kaybini unuturlar da mallarinin kaybini unutamazlar.
9.- Hükümdarlar sözlerini nasil tutmalidir?
– Deneyler bize göstermistir ki,büyük isler yapmis olan hükümdarlar verdikleri sözleri fazla dikkate almamislar,ustalikla insanlari aldatmislardir.
– Mücadelenin iki yolu vardir:biri kanun yolu,digeri kuvvet yoludur. Birinci insanlara,ikinci hayvanlara özgüdür. Fakat çogu zaman birinci yol kafi gelmez ikinci yola basvurmak gerekir. Bu nedenle hükümdar insanca davranmayi da hayvanca davranmayi da bilmelidir.
– Hükümdar tuzaklari tanimak için tilki,kurtlari korkutmak için aslan olmalidir. Sonuç olarak, ihtiyatli bir hükümdar, kendine zarari dokunuyorsa verdigi sözü tutmaz. Söz vermesini gerektiren sartlar degismisse, yine sözünde durmasina gerek yoktur. Insanlar iyi olsalardi bu davranis biçimi kötü olurdu.
– Hükümdar rolünü iyi oynamali gerçek amaçlari konusunda açik vermemelidir. Insanlar o kadar aliskindirlar ki, aldatmak isteyen biri mutlaka aldanacak birini bulur.
– Hükümdar, merhametli, vefali, insancil ve dogru bir insan olarak gözükmeli, fakat gerektiginde tümüyle aksine davranabilecek kadar ruhsal hazirlik içinde olmalidir.
– Hükümdar sözlerine özen göstermeli, öyle ki görüp isitenler merhametin, bagliligin, insanligin, dogrulugun ve dindarligin ta kendisi oldugunu sansinlar. Bu son nitelige sahipmis gibi gözükmek kadar gerekli bir sey yoktur. Çünkü insanlar genellikle ellerinden çok gözleriyle yargilar. Herkes sizi nasil görünüyorsaniz öyle görür. Fakat çok az kisi oldugunuz gibi kavrar. Bu azinlik da her zaman devlet tarafindan desteklenen kamuoyuna karsi gelemez.
10.- Hükümdar kendisini küçük düsürecek ya da nefret uyandiracak davranislardan kaçinmalidir. Diger kusurlardan kendisine zarar gelmezden önemlisi uyrugunun malina, irzina dokunmamak ve onlarin onurunu kirmamaktir.


Yorumlar