antalya da gezilecek yerler | her telden <



antalya da gezilecek yerler

Yazan: west 22 Nisan 2011  
Kategori: YaÅŸam

Kaleiçi’nden kalkan kiralık teknelere binerseniz, Antalya falezleri ile Düden şelalesinin denize dökülüşünü doya doya seyredebilirsiniz. Kaleiçi evleri gezilerek hediyelik eşya dükkanları arasında bir foto safariye çıkılabilir. Hadrian Kapısı ve Kesik Minare gezinize renk katarken; Karaalioğlu Parkı, gözünüz kadar ruhunuzu da dinlendirecek. Kent Müzesi’ni gezmek bir başka alternatif olabilir. Ödüllü müzelerden olan Antalya Müzesi, eserleri sergileme konusunda da gayet başarılı. Yivli Minare ve çevresi çarşı dükkanları, dönerciler çarşısı, reçel dükkanları ve şiş köfte satıcıları ile renkli ortamlardan sayılıyor. Gezinti için Korkuteli yolunu seçiyorsanız Su parkına uğrayabilir veya Termessos Antik Kenti’ni gezebilirsiniz. Merdiven tırmanmayı göze alanlar, bir hayli yukarı çıkarak Karain mağarasını görebilirler. Antalya’dan Burdur’a doğru yol alırken kent çıkışından hemen sonra karşınızda beliren Ariassos Harabeleri’ni gezebilirsiniz.

Antalya Kaleiçi

Surlardan günümüze ÅŸehrin içindeki birkaç burç ile Hadrian Kapısı ve yanındaki kuleler, limana bakan büyük kule ve liman surlarının bazı parçaları kalabilmiÅŸtir. İki surdan biri yat limanını, diÄŸeri ÅŸehri at nalı gibi kuÅŸatır. Kale Kapısı Meydanı’nda ayakta kalan kulelerden birisi saat kulesi olarak kullanılmaktadır. Surların kente giriÅŸi saÄŸlayan dört kapısı vardır. Kaleiçi bugün Antalya’nın “Tarihi Çekirdek Kenti” olan ve “Kaleiçi” adıyla tanınan semti büyük bir kısmı yıkılmış ve yok olmuÅŸ iki surla çevrilidir. İç sur, yarım daire ÅŸeklinde yat limanını kuÅŸatır. Restorasyon çalışmaları sonucunda Kaleiçi, pansiyonları, barları, çarşısı ile turizm merkezi haline gelmiÅŸtir. Liman ise yat limanı olarak düzenlenmiÅŸtir. Keleiçi restorasyon çalışmalarından dolayı Turizm Bakanlığı’nı 28 Nisan 1984 de FİJET tarafından Altın Elma (Turizm Oskarı) ödülü verilmiÅŸtir.

Düden Şelalesi

Antalya’ya yaklaşık 7 km, Varsak Belediyesi’ne 1 km mesafede cennetten akan bir doÄŸa harikasıdır. Düden Åželalesi Antalya’nın en güzel ÅŸelalelerinden biridir. Dünyanın dört bir yanından Düden Åželalesi’ni görmek için turistler akın akın Antalya’ya gelmektedir. Åželalede bir de maÄŸara vardır. Bu maÄŸara, ÅŸelaleyi daha güzel yapmaktadır. Düden Åželalesi, bu maÄŸaradan 10 km sonra baÅŸka bir güzelliÄŸi daha Lara’dan Akdeniz’e dökülerek bir kez daha insanlara güzelliÄŸini göstermektedir.

Hadrianus Kapısı

Zamanımıza kadar yanlarındaki iki kule ile saÄŸlam kalan tek kapı Üçkapılar veya diÄŸer adı ile Hadrianus Kapısı olup, Pamphylia’nın en güzel kapısıdır. M.S. 130 yılında imparator Hadrianus’un Antalya’ya geliÅŸi onuruna yapılan kapı, sütunları hariç, tamamen beyaz mermerden yapılmıştır. Oyma ve kabartmaları olaÄŸanüstüdür.

Eski Antalya Evleri

Yazların çok sıcak ve kışların ılık geçtiÄŸi Antalya’da evlerin yapımında soÄŸuktan çok, güneÅŸi önlemeye ve serinlik saÄŸlamaya önem verilmiÅŸtir. Gölgeli taÅŸlıklar ve avlular hava akımını kolaylaÅŸtıran özelliklerdir. Depo ve hol görevi yapan giriÅŸi ile üç kat üzerine kurulmuÅŸtur.

Kesik Minare

Yapı elemanları incelendiÄŸinde camiinin geçmiÅŸinin İ.S. II.yüzyıla kadar uzandığı görülür. Bulgular yapının, İ.S. V. yüzyılda mevcut antik bir tapınak üzerine Bazilika olarak yapıldığını göstermektedir. II. Beyazid’in oÄŸlu Sultan Korkud tarafından cami’ye çevrilmiÅŸ ve yapıya bir minare eklenmiÅŸtir. Minare’nin aÄŸaç kısmı XIX. yüzyılda çıkan bir yangında yanmış ve ozamandan beri Kesik Minare adı yerleÅŸmiÅŸtir. Halen harap bir durumda olan eser kullanılmamaktadır. Fakat ziyaretçilere aynı yapı içinde Antik Bizans ve Selçuklu yapı unsurlarını sunma yönünde eÅŸine ender rastlanır bir kalıntı olarak hizmet vermeye devam etmektedir.

Karaalioğlu Parkı

Antalya BüyükÅŸehir Belediye Binası’nın önünden yaklaşık 7000 metrekarelik bir alan üzerine kurulu olan parkın üç yönden giriÅŸi bulunmaktadır. İlimizin en eski parkıdır. 1940′lı yıllarda HaÅŸim İşcan’ın belediye baÅŸkanlığı sırasında ana planı Perge Antik Kenti’nden alınarak düzenlenen parkta 120 çeÅŸite yakın bitki türü vardr. KaraalioÄŸlu Parkı, sıcak iklime has nadide çiçek ve aÄŸaçları, beton yol ve miradorları, gazinoları ile Antalya’nın en ÅŸirin yeridir. Parktan seyredilen Antalya körfezi ve karşıki sarp, karlı BeydaÄŸları günün her saatinde baÅŸka baÅŸka renk alan bir tablo gibidir. Parkta ayrıca wc, çocuk bahçesi, çocuklar için eÄŸitim alanı, çay bahçeleri vardır.

Antalya Müzesi

Antalya Müzesi 28 Mart 1919 yılında öğretmen Süleyman Fikri Erten tarafından 1. Dünya Savaşı’ndan sonra bölgeye gelen iÅŸgal güçlerinin yaÄŸmasından kurtarılan eserlerin korunması amacıyla kuruldu. 1937 Yılından sonra Yivli Minare Camii müze olarak kullanıldı. Bölgede yapılan kazılarda yeni yeni eserler bulundu. Eski uygarlıkların kalıntıları bir bir toprak üzerine çıkarılıp sergileniyordu. Bugün Konyaaltında bulunan ve çaÄŸdaÅŸ bir anlayışla düzenlenmiÅŸ Türkiye’nin en büyük müzelerinden biri olan Antalya müzesinde 13 teÅŸhir salonu ve açık hava galerisi vardır. Kapladığı alan 7.000 metre kare olan müzede sergilenen eser sayısı 5.000 kadardır. 25.000 – 30.000 kadar eser ise müzede sergilenmeden korunmaktadır.

Aqualand ve Dolphinland

Antalya Beach Park içinde yer alan Aqualand ve Dolphinland 48 dönüm arazi üzerine kuruludur.Antalya’nın en büyük su kaydıraklarına sahip olan Aqualand’da 14 kaydırak, jakuzi bar ve dalga havuzu bulunuyor. YemyeÅŸil bir bahçeye de sahip olan mekanda, havuzda eÄŸlendikten sonra çimlerde güneÅŸlenmek mümkün. Dolphinland Gösteri Merkezi ise sahip olduÄŸu iki yunus balığı, iki beyaz balina ve iki deniz aslanı ile çok eÄŸlenceli ÅŸovlara sahne oluyor. Ukrayna’dan gelen eÄŸitimli hayvanlarla birlikte yüzmek de mümkün.

Termessos Antik Kenti

Antalya çevresindeki antik kentlerin en ilginçlerindendir. Toros DaÄŸları üzerinde 1050 m. yükseklikte kurulmuÅŸ bir Pisidya kentidir. Termessos Ulusal Parkı içinde bulunması ve koruma altında tutulan çok sayıda bitki ve hayvan türü ile birarada bulunup eÅŸine az rastlanır bir sentez oluÅŸturması ayrı bir özelliÄŸidir Termessos’un. Antalya-Burdur karayolunun 11. km.’sinden Korkuteli yönüne dönüldüğünde 14 km. sonra Termessos iÅŸaret levhası görülür. Buradan Termessos’un uzaklığı 9 km.’dir. Termessos’u gezmek için biraz zaman ve biraz da yürümeyi sevmek gereklidir. Çünkü kent tamamen daÄŸlık ve engebeli bir alanda kuruludur.

Karain Mağarası

Antalya’nın 30 km. kuzeybatısında eski Antalya-Burdur karayoluna 5-6 km. uzaklıkta bulunan YaÄŸca Köyü sınırları içinde bulunur. İnsanlık tarihinin baÅŸlangıcındaki süreç içinde maÄŸara, alt YontmataÅŸtan baÅŸlayarak, orta ve üst YontmataÅŸ evreleri, Neolitik, Kalkolitik, Eski Tunç gibi Protohistorik ÇaÄŸlarda ve Klasik ÇaÄŸda insanlar tarafından sürekli bir biçimde iskan edilmiÅŸtir. Bunun doÄŸal bir sonucu olarak da yaklaşık 11 m. yi bulan kalın bir kültür dolgusu içermektedir. Ancak maÄŸaranın en uzun süren ve en önemli iskanı Paleolitik (YontmataÅŸ Çağı) ile ilgilidir. Klasik dönemlerdeki kullanım daha çok Adak MaÄŸara (tapınak) niteliÄŸinde olup, maÄŸara alnı ve dış duvarları üzerinde Grekçe kitabe ve niÅŸler bulunmaktadır. Karain MaÄŸarasında yapılan kazalarda elde edilen arkeolojik buluntular, Antalya Müzesinde ve maÄŸaranın hemen yakınında bulunan Karain Müzesinde sergilenmektedir.

Ariassos Harabeleri

Ariassos, Antalya’nın kuzeybatısında bulunan Taurus Dağlarındaki dar, taşlık bir vadide kurulmuştur. Ariassos’a ait bulunan en eski madeni para M.Ö. birinci yüzyıla aittir. Bir yüzünde Zeus’un başı bulunan bu paraların diğer yüzünde de kambur bir boğa görülür. Strabo, diğer kaynaklarda Areassos ve Ariassos olarak da geçen şehirden Aarossas olarak bahseder. Yıkılmış birkaç Helenistik duvar dışında diğer tüm kalıntılar Roma ve Bizans dönemlerine aittir. En iyi korunmuş yapı, ortadaki kemeri daha yüksek ve geniş olan üç kemerli zafer takı şeklindeki şehir kapısıdır. Kemerler taş kaideler üzerinde yükselir. Siteye, bu kapıdan geçilerek doğu-batı yönünde uzanan sütunlu caddeden geçerek girilir. Bu caddeye, Bizans döneminde ne için yapıldığı bilinmeyen ve dokusunu tamamen bozan bir çok yapı dikilmiştir. Bugün sadece birer taş yığınına dönüşmüş olduklarından diğer ana binaların özellikleri belirlenememiştir.

DiÄŸer Konular;

Yorumlar








Sohbet