atatürkün öğrenim hayatı | her telden <



atatürkün öğrenim hayatı

Yazan: west 21 Aralık 2010  
Kategori: YaÅŸam

Mustafa Kemal, Åžemsi Efendi Mektebi’nden mezun olduktan sonra Selanik Mülkiye Rüştiyesi’ne devam etti. 1894 yılının Temmuz-AÄŸustos aylarında kendi kararı ile Askeri Rüştiye’ye baÅŸladı. Okul döneminde Selanik’te, yaz aylarında ise çiftliÄŸe giderek dayısı Hüseyin Efendi’nin yanında kalıyordu. Öğretmenleri Mustafa Kemal’in zeki ve yetenekli bir genç olduÄŸunu hemen fark ettiler ve ona büyük bir sevgi ve ilgi gösterdiler. Genç Mustafa’nın, “Kemal” ismini alması ise, adı geçen okulda gerçekleÅŸti. Matematik öğretmeni Yüzbaşı Mustafa Efendi, yetenekleri ve zekası ile dikkat çeken Mustafa’yı sınıftaki diÄŸer Mustafalardan ayırt etmek için, öğrencisinin adının sonuna “Kemal” ismini ekledi. Böylece genç öğrenci tüm dünyanın tanıdığı yeni ismiyle anılmaya baÅŸlandı: Mustafa Kemal.

Mustafa Kemal, Selanik Askeri Rüştiyesi’ni bitirdikten sonra 1896′da Manastır Askeri İdadisi’ne girdi. Burada Ömer Naci ve Ali Fethi (Okyar) ile arkadaÅŸ oldu. Mustafa Kemal, hem askerlik eÄŸitimine devam ediyor hem de Fransızca dersleri alarak yabancı dil eÄŸitimine büyük önem veriyordu. Mustafa Kemal, Manastır Askeri İdadisi’ni baÅŸarı ile bitirerek, 13 Mart 1899 tarihinde İstanbul’da Harp Okulu’na girdi. Üç yılda Harbiye öğrenimini tamamlayıp 10 Åžubat 1902′de bu okulu teÄŸmen rütbesiyle bitirdi ve öğrenimine Harp Akademisinde devam etti.

1903 yılında ÜsteÄŸmen oldu. 11 Ocak 1905 tarihinde de kurmay yüzbaşı rütbesiyle Harp Akademisi’nden mezun oldu. Burada ÅŸu gerçeÄŸin üzerinde özellikle durmak gerekir: Mustafa Kemal söz konusu okullarda üstün kiÅŸiliÄŸi ve seciyesiyle herkesin sevgisini, saygısını kazanmıştır. Harbiye ve Harp Akademisi’nde okuduÄŸu sırada, Osmanlı İmparatorluÄŸu’nun içinde bulunduÄŸu durumla yakından ilgilenmiÅŸ ve ülkenin zorlukların üstesinden gelebilmesi için çözüm önerileri üretmiÅŸtir. Osmanlı İmparatorluÄŸu’nun ali menfaatleri açısından bir an önce yapılması gerektiÄŸine inandığı düzenlemeleri büyük bir içtenlikle savunmuÅŸtur. Dahası, görüş ve düşüncelerini her ortamda dile getirmekten çekinmemiÅŸtir.
5 Åžubat 1905 tarihinde Åžam’a atanması ise, askeri hayatında yeni bir dönemin baÅŸlangıcı olmuÅŸtur.

DiÄŸer Konular;

Yorumlar








Sohbet