Doğru erkek kaç yaşında bulunur?
20 yaşın altındaki erkeklerin kıymetini pek nadir biliriz. Tecrübesizliğimize verin, masumiyetin zamanla yitirildiğini, yitirmeden önce kim bilebilir ki?
20-30 yaş arası erkeklerin nerdeyse tamamı (PFLT) post first love trauma geçirirler. Bu travmayı atlatanlar iyi park yerleri gibi hemen kapılırlar. Atlatamayanlarsa, ömür boyu bir daha kullanılamaz hale gelir. Ama yine de %50 şansınız vardır, tabii eğer doktorculuk oynarsanız.
30-40 yaÅŸ arasında “evcilleÅŸtirilememiÅŸ” erkekler hayatlarını çoktan bir düzene oturtmuÅŸlardır ve gelip onların hayatlarına entegre olmanızı beklerler. Damlarını kendilerinden 10-15 yaÅŸ küçük hatunların arasından seçmeleri, oyunu kendi kurallarıyla oynamalarını kolaylaÅŸtırır. Kadınlar da, Napolyon gibi “herkesin kaybettiÄŸi yerde kazanacakları” yanılgısına düşer ve “ha son bir fırsat”, belki deÄŸiÅŸir diye boÅŸ yere çırpınıp dururlar… Åžansınız %20
40 yaşın üzerindeki erkekler ise evcilik oyunundan sıkılmış ve boÅŸanmış ya da uzun süreli beraberliklerden nasiplerini almış yorgun savaşçılardır. Hiç bir “iÅŸinize” yaramazlar. YaÅŸlanmanın önüne geçebilme umuduyla ARh+, ARh- falan ararlar. Åžansınız yok, olsa olsa kaybınız olur.
Peki siz nasıl bir erkek arıyorsunuz?
Zekası, hayal gücü ve duyarlılığı libidosuna denk bir erkek talep ediyorsunuz. İyi hoş da, bu memlekette çocuksu şaşkınlığını koruyabilen, masumiyetini yaşadıkları ile bütünleştirip hazmedebilen ne kadar erkek var sanıyorsunuz?
Evcilleştirilememiş bu standart üzeri adamlar korkunç egolarının sarhoşluğunda o kapı senin, bu kapı benim gezerler.
Bu adamlar hayatı doğru yaşayan, ayakları yere basan, talep etmekten çekinmeyen ve her şeyi sorgulama hakkını kendilerinde bulan kadınlarla karşılaştıklarında apışıp kalırlar.
Her ÅŸeyin kolayı varken, iÅŸi bu kadar zorlaÅŸtırmazlar bilesiniz. “İliÅŸkisiz iliÅŸkiler”den bir iliÅŸki seçme tehlikesi var!
Gelelim, standartların altındaki erkeklere…
“Sosyal kimlikler, entelektüel kaygılar bir yana, kimya bir yana” yanılgısına düşersiniz kimi zaman da. Egonuzu bir yana bırakır, içgüdüsel yaÅŸamaya karar verirsiniz. Ama onların da sizi hazmedebilmesi çok zor!
Siz onları bütün zayıflıklarına, zaaflarına karşın benimsemeye başlar başlamaz, onlar da sizden vazgeçiverirler.
Öncesinde her ÅŸeyin paylaşıldığı ender kadınlardan biriyken, kendileri gibi bir erkeÄŸi kabullenir kabullenmez, onların gözünde zayıf ve baÄŸlanmaya hazır bir kadına dönüşüverirsiniz. HoÅŸlarına gitmez ve korkup kaçarlar. Siz de gereksiz yere özgüveninizi köşeye sıkıştırırsınız. “Yoksa yeteri kadar çekici deÄŸil miyim? Zeki deÄŸil miyim?” Elinizde kalıvermiÅŸtir maytap gibi patlamaya hazır sevgi ve ÅŸefkatiniz… Prensi öpmüşsünüzdür, kurbaÄŸa olmuÅŸtur. KurbaÄŸayı öpmüşsünüzdür, kurbaÄŸa kalmıştır.
Henüz yolun başındayken…
Oysa siz çocuksu şaşkınlığınızı ve masumiyetinizi korumaya kararlısınızdır. Oyunlar, yalanlar, koşullar işte ortada. Bunları bile bile hangi arayışa devam edersiniz ki? Siz talepkar, cüretkar, hayatı bir destinasyon değil de bir yolculuk gibi gören kadınlardansınız da, sizi duygusal, sosyal, entelektüel ve cinsel yönden tatmin edecek erkekleriniz nerdedir?
Zaman ilerledikçe…
Yaşınız ilerledikçe, hayatınız erkeklerinkine benzemeye başlar. Basit düşünür, az talep eder hale gelirsiniz. Hayatınız zenginleşmek yerine kalabalıklaşır.
Önce ara sıra seviÅŸmek için eski erkek arkadaÅŸlarınız ya da one night stand’ler girer hayatınıza. Sonra, sosyal ortamlarda size eÅŸlik edebilecek, hafiften flört ettiÄŸiniz, her hangi bir ÅŸey talep etmeye kalkıştığınızda da ortadan toz olacağını bildiÄŸiniz, kullanım süreleri en fazla 2 ay olan erkekler…
Tamam, Barthes’dan, Gershwin’den bahsetmek için de entelektüel bir adam… O da zaten en başından, entelektüel tartışmalara girmenin bir kadında aradığı özellik olmadığını belirtmiÅŸtir!!! Sizi bundan sonra da “duygulandırabilen” ancak genç erkekler olur!! Böylelikle bir kiÅŸiden bin almak varken, bin kiÅŸiden bir alır hale gelirsiniz.
Henüz umudunu kaybetmemiş ya da yolun başında olan kadınların elektronik posta adreslerine sıkça gelen yazı, sizi de gerçeklerle başbaşa bırakmadı mı?


Yorumlar