hemoroid ağrısı nasıl geçer | her telden <



hemoroid ağrısı nasıl geçer

Yazan: west 21 Nisan 2011  
Kategori: YaÅŸam

Kimse hemoroit hakkında konuşmayı pek sevmez. Ama gelin görünki hemoroit ya da basurlu hastaların sayısı toplumda hiç de azımsanacak kadar değildir. Kadın ve erkek arasında eşit oranda görülebilen hemoroit her yaştan insanda görülebilmektedir. Genellikle 45-65 yaş insanlarda daha yaygın olarak görülmektedir. Hemoroitin iki türü vardır:
Dış hemoroit
Dış hemoroit, anal açıklığın etrafında (veya anüs dışında hemoroit) şişmiş olan damarlar yumuşak bir şişlik oluşturur. Dış hemoroit anüste çıkıntı olarak hissedilebilir. Eğer kan pıhtısı oluşursa, bu biçimsiz parça veya ağrılı hemoroit olur ve tromboze hemoroit olarak isimlendirilir. Anüs çevresindeki deri dokusu yoğun sinir uçları ile kaplı olduğu için dış hemoroit, genellikle çok acı vericidir.
İç hemoroit
İç hemoroit, genellikle anal kanal içinde sinir uçlarının olmaması nedeniyle ağrılı değildir. Gerçekten de çoğu kişi sinir uçları tahriş oluncaya ve bağırsak hareketi sırasında kanama oluncaya kadar iç hemoroitin farkında değildir. Burada iç hemoroite sert dışkının sürtünmesi(travmaya neden olabilir), tuvalet kâğıdı veya klozet kullanımı neden olabilir. Dışkılama esnasında parlak kırmızı kan oluşumu gözlenebilir. İç hemoroite kanser ya da başka ciddi sağlık koşulları neden olabilir. Anüs arası herhangi bir miktar kanama bir doktor tarafından kontrol edilmelidir.
HEMOROİD BELİRTİLERİ NELERDİR?
Tüm insanların anal bölgesinde hemoroidal damarlar bulunmaktadır. Bu damarlar anüsün hem içinde hem de dışında yer almaktadır. Hemoroitte bu damarlarda şişer. Şişmesi sonucu ise yanma hissi, kanama, kaşıntı, ağrı gibi genel rahatsızlık hemoroit belirtilerine neden olur.

HEMOROİD NEDENLERİ NELERDİR?
Hemoroitin ana nedeni pelvik ve rektal sistemin damarlarına uygulanan basınçtır. Bu basınç uzun bir süre oturmak ya da ayakta durma, obezite, gebelik, kişinin sahip olduğu farklı alışkanlıklar, kabızlık, ishal ya da genetik faktörlerden ileri gelmektedir. Hemoroit nedenlerini biraz daha açacak olursak;

* Tuvalette yanlış bir konumda durmak hemoroitin başlıca nedenlerinden biridir. Normal tuvaletiniz yapılırken parmak ucunda yükselerek dirseklerden destek alarak öne doğru eğilerek yapılabilir. Bu pozisyon daha az efor sarf ederek dışkının delikten dışarı çıkmasını sağlar, bu da hemoroit riskini azaltır. Ayrıca yeni hemoroit geliştirme olasılığını azaltmaktadır.
* Kabızlık hemoroitin başka bir nedenidir. Sert dışkı rektum üzerinde çok fazla baskı koyar ve damarlar şişmesine (diz arkasında varis gibi)neden olur.
* İshal de damarlara zarar veren bir faktördür. Bu durumda sık sık dışkı geçişi vardır. Dışkı yumuşak olmasına rağmen, bu durum aynı zamanda bağırsak hareketlerini azaltarak hemoroit hastalığına neden olur. İshale engel olabilmek için her zaman yemekten önce ellerinizi yıkayın ve meyve ve sebzelerinizi yıkayarak tüketiniz.
* Tuvaletten sonra rektumun silinmesi hemoroit oluşumunda dikkat edilmesi gereken hususlardandır. Rektumun silinmesi durumu hemoroiti kötüleştirebilir. Bu nedenle ekstra lif ve su tüketilerek aşırı silme ihtiyacı azaltılabilir. Temizlemede su, suyu emen yumuşak veya nemli bir bez kullanın.
* Diğer önemli nedeni gebeliktir. Gebeliğin bitimine kadar bebeğin büyümesi sonucu anal basınç artar. Bu basınç hemoroit oluşumuna katkı sağlar. Hemoroit önlemek için gebelik süresince egzersiz hareketlerine önem verilmelidir.
* Ağır kaldırma ve ıkınma hemoroitin kendisini göstermesine ve gelişmesine neden olabilir. Ikınmanın neden olduğu basınç rektum damarlarında düzensizliklere neden olabilmektedir.
* Karaciğer hastalıkları da damarlarda basınç artışına neden olabilir. Abur cubur yemeyerek karaciğer ve kalbinizi sağlıklı tutmaya çalışın, alkol ve kahve içmeyin.
* Eğer kilolu iseniz, ayakta iken, yürümek veya koşma durumunda kısacası her zaman fazla ağırlık kaldırıyorsunuz. Özellikle otururken, vücudunuzun anal bölge üzerinde aşırı baskı oluşturur. Baskı ise damarlarda zayıflamaya neden olur. Bu nedenle ideal kilonuzda olmaya çalışınız.
* Bir diğer faktör ise kalıtımdır. Bazı insanlar genetik olarak bu hastalık türüne yatkın olabilir. İdman yaparak anal bölgeyi çevreleyen kasları rahatlatın.
* Anal seks hemoroitin başka bir nedenidir. Anal ilişkide ne kadar yağlayıcı ürünler kullanırsanız kullanın anüsün bu işlev için tasarlanmış olmadığını unutmayın.

HEMOROİDDE TEDAVİ YÖNTEMLERİ NELERDİR?
Hemoroit oluşmadan önce tedbir almak önemli yer tutmaktadır. Bu tedbirlerin oluşması hemoroit oluşumunu büyük oranda engelleyecektir. Önce bağırsak hareketlerini artıran ve dışkıyı yumuşatan besinler tüketmekten işe başlamalısınız. Bu durum hem oluşumu önler hem de var olan hemoridde acılarınızın azalmasını sağlar. Lifli gıdalar yenmelidir. Lif taze ve kurutulmuş meyve, sebze, tahıl ve hububat gibi birçok gıda maddelerinde bulunur. İkincisi ise dışkıyı yumuşatma özelliğinde olduğu için yeterli su içilmelidir. İshal hemoroit belirtileri kötüleştirebilir. Bu nedenle ishal olmak yerine lifli ve anti-motilite ilaçlar(bağırsak hareketlerini engelleyen ilaçlar) ile kontrol edilmesi tavsiye edilir.

REÇETESİZ İLAÇLAR
Birçok reçetesiz ürünler hemoroit tedavisi için satılmaktadır. Bunlar genellikle kaşıntı veya rahatsızlık gibi anal belirtileri tedavi etmek için kullanılan ilaçlardır. Bu ilaçların hemoroit doğru tercih olduğunu gösteren az sayıda çalışma vardır.

TEDAVİ
hemoroit tedavisi için merhem, krem, jel, fitil, köpükler ve pedler gibi kullanılan ürünler olarak mevcuttur. Merhem, krem ve jel – anüs etrafında kullanıldığında – ince bir kaplama olarak uygulanmalıdır. Anal kanala uygulandığında bu ürünler bir parmak yada ince bir çubuk ile uygulanmalıdır. Çubuklar yan taraflarında delikler olduğu için etkilidirler. Çubuklar yerleştirme öncesinde merhem ile yağlanmalıdır.

Lokal anestetik ilaçlar: Lokal anestetik ilaçlar geçici olarak kaşınan sinir uçları uyuşturarak ağrı, yanma gibi şikâyetleri dindirmektedir. Bu ürünlerin kullanımı peri anal bölge(anüs çevresi) ve alt anal kanal ile sınırlı olmalıdır. Lokal anestetikler yanma ve kaşıntı ile alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Bu nedenle ve anestetik uygulaması ile yanma, kaşıntı artış olduğunda bu ilaçların kullanımı kesilmelidir.Lokal anestetikler şunlardır: Benzokain, Benzil alkol(% 5 ile% 20), dibukain(% 0.25 ile% 1.0), Dyclonine(% 0,5% 1,0), Lidokain(% 2 ile% 5), Pramoxine(% 1.0) ve Tetracaine(% 0,5% 5,0) sayılabilir.

Vasoconstrictorler(damar büzücü ilaçlar): Damar büzücüler epinefrine benzeyen, doğal olarak oluşan kimyasal maddelerdir. Anüs bölgesine uygulandığında vasoconstrictorler kan damarları küçülterek şişmeyi azaltabilir. Hafif anestetik etkisi nedeniyle acı ve kaşıntıyı azaltabilir. Vasoconstrictorler- ağızdan veya enjeksiyonla alınanın aksine- peri anal bölgede uygulanmaktadır. Bu ilaçların hafif yan etkileri olabilir. Bunlar yüksek tansiyon, sinirlilik, titreme, uykusuzluk ve şeker hastalığı veya hipertiroidi alevlenmesi gibi ciddi yan etkilere sebep olma olasılığı düşüktür. Vasoconstrictorler şunlardır: Efedrin sülfat (% 0.1-% 1.25), Epinefrin(% 0.005 -% 0.01) ve Fenilefrin(% 0.25) olarak sıralanabilir.

Koruyucular: Koruyucular tahriş olmuş cilt üzerinde fiziksel bir bariyer oluştururlar. Böylece rektumdan gelen sıvı ya da dışkı ile cilt temasını önleyerek peri anal bölgede tahriş nedenleri ortadan kaldırılmış olur. Bu bariyer tahriş, kaşıntı, ağrı ve yanmayı azaltır. Koruyucular şunlardır: Alüminyum hidroksit jel, Kakao yağı, Gliserin, Kaolin, Lanolin, Mineral yağ (Balneol), Beyaz petrolatum, Nişasta, Çinko oksit veya calamine (çinko oksit içerir), Balık yağı veya köpekbalığı karaciğer yağı olaraka sayılabilir.

Astringentler: Bu ilaçlar canlı dokularda görülür bir şekilde, fibriler sıkışma oluşturan ilaçlardır. Anal kanal iç astarını yada peri anal deri hücrelerindeki proteinlerin koagülasyonuna (topaklanma) neden olur. Bu eylem derinin kurumasına teşvik ederek sırayla kaşıntı, yanma ve ağrıyı rahatlatmaya yardımcı olur. Astringentler şunlardır: Calamine(% 5 -% 25), Çinko oksit(% 5 -% 25), Witch Hazel(% 10-% 50)

Antiseptikler: Antiseptikler, bakteri ve diğer organizmaların büyümesini engelleyen maddelerdir. Antiseptikler sabun ve sudan daha fazla daha etkili olup olmadığı belli değildir. Antiseptiklere örnek olarak Borik asit, Hydrastis, Fenol, Benzalkonyum klorür, Setilpiridinium klorid, Benzetonyum klorür, Rezorsinol verilebilir.

Keratolitikler: Keratolitikler keratini eritme özelliğine sahip madde ya da ilaçlardır. Bozulmuş deri ve diğer dokuların dış katmanların çözülmesini sağlayan kimyasal maddelerdir. Anüs ve peri anal bölgede uygulanan ilaçların neden olduğu parçalanmış ölü dokuyu eritmek için kullanılır. Kullanılan iki onaylı keratolitikler şunlardır: Alüminyum chlorhydroxy allantoinate ve Rezorsinol’ dür.

Analjezikler: Analjezik ürünler anestetik ürünleri ağrı sinirleri üzerindeki can sıkıcı kaşıntı ve ağrıyı dindirme özelliğine sahiptir. Analjezikler örnekler: Mentol(% 0.1-% 1.0 % 1.0’den fazla tavsiye edilmez), Kâfur(% 0.1-% 3), Ardıç katranı (% 1-% 5)

Kortikosteroidler: Kortikosteroidler inflamasyonu azaltabilir ve kaşıntı giderebilir. Ancak kronik kullanımı ciltte kalıcı hasara neden olabilir. Kullanımında iki hafta aşılmamalıdır. Zayıf kortikosteroid etkilere sahip ürünler reçetesiz satılmakta olup kullanılabilir fakat güçlü kortikosteroidler hemoroit tedavisinde kullanılmamalıdır.

DiÄŸer Konular;

Yorumlar








Sohbet