hoşgörülü olmayan insan ve toplumların karşılaşaca
Hoşgörü olmayan ailelerde, topluluklarda, milletlerde, istemeden yapılan hatalar da sorun olacağından, karmaşa ve hatta parçalanmaya kadar gidebilecek sonuçlar meydana gelir. Hoşgörülü olmak insanlarla ilişki kurmanın en iyi yoludur. Hoşgörü, özünde kendini bilmektir.
Hoşgörü, müsamaha, tahammül, katlanma, görmezden gelme veya göz yumma, başkalarını eylem ve yargılarında serbest bırakma, kendi görüşümüze ve çoğunluğun görüş biçimine aykırı düşen görüşlere sabırla, hem de yan tutmadan katlanma demektir. İzin verme, aldırmama, iyi karşılama anlamlarına da gelir.
Sosyal iliÅŸkilerde bir tarafın, bazen farkında olmadan, kasıtlı olmayarak, bazen de kasıtla diÄŸer tarafa (maddi/manevi) zarar verebilecek bir sahne yaratması durumunda, diÄŸer tarafın bunu görmezden gelerek veya cevabınından vazgeçerek ödün vermek tahammülünü (erdem) gösterebilmesidir. Tasavvuf’ta Mevlana hoÅŸgörü’ye en güzel örnektir. Mevlana gibi kiÅŸiler, Yunus Emre gibi kiÅŸiler insanları hoÅŸgörüye davet etmiÅŸler ve Anadolu’yu bir hoÅŸgörü merkezi haline getirmiÅŸlerdir.


Yorumlar